30 Ocak 2010 Cumartesi

Siz Ne Biçim Taraftarsınız?

Sezon başından beri “Yeter Yıldırım Demirören” diye bağıran Çarşı grubunun lideri Alen Markaryan ve arkadaşları Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda Yıldırım Demirören’i destekleyen delegelerin bulunduğu sol tarafta oturdu.

Yönetimin mali ve idari yönden ibrasına yönelik oylamada olumlu oy kullandığı görülen Alen Markaryan ve arkadaşları oylama sonucunu hararetli bir şekilde alkışladı.

Kaynak: www.besiktaspostasi.com

--

Bu takımı rant için kullanan, taraftarı kullanarak çıkar sağlayanların hepsine yazıklar olsun!! Sizler Beşiktaşlı değilsiniz.. Sizler kim para verirse onun tarafına geçen üç kuruşluk adamlarsınız...

Memleketin Hali...




“memleketin hali benim halim,
öyle bir kabız olmuşum ki
boğazıma kadar bok içindeyim…”


Can Yücel

Mali kurul öncesinde takımın mali durumu hakkında bilgi bulabilirsiniz bu dizelerde...

162!!


Tarih 30 Mayıs 2004.. Serdar Bilgili görevi bırakmış yapılan olağanüstü kongrede başkanlık için Yıldırım Demirören, Fikret Orman, Affan Keçeci ve Erol Kaynar yarışıyor.. En büyük iki aday Fikret Orman ve Yıldırım Demirören. O yıllar için Demirören'in ÇARŞI'yı destekleyeceğim, kapalı tribün onlara aittir tarzında taraftara arka çıkan demeçlerinden ötürü Demirören'i desteklemiştim.. Nitekim olağanüstü kongrede Demirören, Fikret Orman'dan 162 oy fazla almış ve başkanlığa secilmişti.. Beşiktaş için karanlık geçicek 6 yıldan habersiz o dönem için sevinmiştim... Beşiktaş tarihinin en karanlık 6 yılın başlangıç tarihi 30 Mayıs 2004 ve karanlık tarihi başlatan 162 oy kalmış o zamanlardan bugünlere....

28 Ocak 2010 Perşembe

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!


Bugün Oğuz Tonksir'in programında Metin Keçeli vardı. Oğuz Tonksir her zaman ki sorularını çekinmeden çok rahat bir biçimde sordu, cevapları dinlerken hiç bu kadar sinir olmamıştım. Beşiktaş camiiasında çok sevilen bir adam olmasının yanında Metin Keçeli'nin dedikleri birbiriyle örtüşmüyor. Beşiktaş kulubu başkanına tarihin en kötü başkanı diye demeç vermiş, adaylıyı düşünmüş, aday olursa diye kendi lobisini kurmuş, destek almış biri olarak Metin Keçeli'nin Demirören'in listesine girmesine karşı çıkıyorum. Sonucta Metin Keçeli adaylığı düşündüğü sürede -kendi ağızıyla söyledi- aldığı destek inanılmaz bir boyuta ulaşmış hatta Demirören'i yakalamıştım dedi.

5 Ocakta hayır ben aday olmayacağım diyerek basının karşısına çıkan Metin Keçeli'yi birkaç gün sonra Demirören'in listesinde görüyoruz. Peki adama demezler mi bu kadar eleştirdiğin, karşı çıktığın bir başkanın listesine neden girdin? Ayrıca bugün programda Demirören'in listesine girdikten sonra iki arkadaşının onu aradığını ve karşı çıktıklarından bahsetti.. Eğer Demirören secilirse ve hatalı bir transfer politika izlenirse bunun sorumlusu ben olacağım dedi. EE madem başkanın ve yönetimin hatalarında sorumlu sen olacaksın o zaman sıfatın neden başkan olmuyor?

Bana bunun altında başka oyunlar var gibi geldi. Demirören'in eş-zamanlı başkanlık teklifi ile gitmiş olması muhtemel ayrıca bu kadar destek almış birisinin son birkaç günde birisinin yönetime girmiş olmasını kuşkuyla karşılıyorum sonuçta Metin Keçeli'ye tamam biz seni destekleriz diyenler sadece Demirören'in listesine girdiği için Demirören'i desteklemeyeceklerini nereden biliyoruz? O kadar insanın aklını karıştırmaya ne gerek vardı gerçekten bilmiyorum.

Son birşey daha yazmak istiyorum bugün sürekli Murat Aksu'nun kendisine (ikinci görüşmelerinde) "aday olma oyları bölme" dediğini söyleyip BÖLMEK nedir yani diye çıkıştı. Bu secimde bölmek demek Beşiktaş'ın kaderini hiçbir başarısı olmayan bir adamın ellerine bırakmak demektir...

24 Ocak 2010 Pazar

Uğurlar Olsun...


ben atatürkçüyüm...
ben cumhuriyetçiyim...
ben laikim...
ben anti-emperyalistim...
ben bağımsız türkiye'den yanayım...
ben özgürlükçüyüm...
ben insan hakları savunucusuyum...
ben terörün karşısındayım...
ben yobazların, vurguncuların, çıkarcıların, düşmanıyım...
öyleyse vurun, parçalayın! her parçamdan benim gibiler...

23 Ocak 2010 Cumartesi

Sonisphere Festival @ İnonu Stadium, Turkey


Daha önce resmi açıklama yapılmadığı için Neaera konserinin iptali hakkında yazdığım yazıda kısacak bahsetmiştim.. Henüz resmi açıklama yapılmasada artık çıkacak gruplar ve festivalin yapılacağı mekan kesinleşti.. Metallica, Slayer, Rammstein, Megadeth, Anthrax festival kapsamında Türkiye'de çalacaklar ayrıca bunların yanında Türk gruplarda sahne alacak. Festival 3 gün boyunca sürecek bir Stadyum festivali şeklinde olacak.. Mekan neresi olacak diye düşünürken dün Slayer tur tarihlerini güncelledi ve Türkiye'de çalacaklarını resmileştirdi orada yazan mekan ise İnönü Stadyum'u.. Bir değişiklik olmazsa 25-26-27 Haziran tarihlerinde dünyanın en büyük gruplarını İstanbul'un en güzel yerinde dinleme fırsatı yakalacağız... Henüz resmi olarak açıklanan bir program yok tek belli olan konser Slayer'ın 27'sinde çıkacağı..

Not all "All-Star"


Dallas'ta yapılacak olan All-Star maçının ilk 5'ler geçtiğimiz günlerde açıklandı... Batı'da ilk 5'te Phoenix'den iki kişi yer alıyor. Amare ve Steve Nash.. Özellikle Nash bu sezon ki performansı ile ilk 5'e başlamayı hak ediyordu ancak pivot mevkiisi için Amare yerine Carlos Boozer yada Pau Gasol'un daha çok yakışacağını düşünüyorum yine Batı ilk 5'inde yer başka bir isimde Tim Duncan.. Duncan'ın marka değeri yada NBA'de yaptıkları tartışmak yersiz olur ancak yine bu sezon ki oyunlarına baktığımız zaman Forvet pozisyonunu için en iyi adayın hatta olması gereken kişinin Dirk Nowitzki olduğu çok açık ortada... Doğu'da ise tam bir komedi var.. İki sezondur hiçbir şey yapmayan Iverson nasıl oluyorsa All-Star maçında Doğu karmasının ilk 5'inde yer alacak. Atlanta'da Jojo, Toronto'dan Calderon gibi isimler varken Iverson'ın secilmiş olması gerçekten çok komik.. Garnett'in secilmeside tartışmalı ancak o pozisyon için doğuda çok alternatifin olduğunu düşünmüyorum belki Toronto'dan Chris Bosh olabilirdi ancak Bosh yerine Garnett izlemeyi tercih ederim... All-Starın her zaman en renkli isimi olarak kabul edilen Shaq ise bu all-starda yer almıyor. Yine şov hazırlar mı bilmiyorum ancak onun her zaman all-starda yer alması gerektiğini düşünüyorum özellikle Iverson varken onun olmaması gerçekten çok anlamsız...

21 Ocak 2010 Perşembe

Bunu birtek biz yapmıyoruz...



Vatan gazetesinde ki habere göre dün oynanan Marsel İlhan- Fernando Gonzalez maçında Türk seyircilerin taşkınlık yapmış, Şili'li taraftarlara meşale atmış, eurosport yayını yarıda kesmiş falan... Öncelikle tenishaber.com'da yazı yazan Okan Kılıçlı'ya teşekkür ediyorum onun yazısı olmasa Vatan Gazatesindeki haberi doğru sanıp ahlayıp vahlayıp dert yanacak herşeyi biz bozuyoruz diye düşünüp utanacaktır oysa ki Okan Kılıçlı'nın yazısı birçok şeyi açıklıyor.. Yazı için tıklayınız...

Vatan Gazatesinin neden böyle bir yaptığını henüz anlayabilmiş değilim. Avustralya Açıkta her sene taraftar olayları olmaktadır. Özellikle Hırvat ve Sırp taraftarların olayları sık sık gündeme gelmektedir.. Nasıl oluyorsa Vatan Gazatesi bunu birtek biz yapıyormuşuz gibi vermiş ve yanlış haberciliğin ne olduğunu bizlere göstermiştir...

17 Ocak 2010 Pazar

Şampiyon olacağız Beşiktaş'ım bu sene(!)


19.09.2009 tarihinde Kayserispor maçında sahadan Beşiktaş 1-0 mağlup ayrılmıştı. O tarihten sonra Beşiktaş ligde arka arkaya 8 maçıda kazandı. O galibiyet serileri geldiğinde birilerinin gözleri galibiyet ile gelen üç puanlarla körelilrken gerçekleri görenler bugünlerin gececeğini galibiyetlerin savunmalara çarpanlara toplarla geldiğini takımın aynı sorunlarının devam ettiğini ve bunun böyle devam etmeyeceğini söylemiş ancak galibiyetlerden sonra ağzından salyalar şacarak "şampiyon BEŞİKTAŞ" diye bağıran insanların arasında yer almadıkları için takımı sabote etmek ile şuçlanmışlardı.

O galibiyet serisinde aslında bir gerçek vardı ancak basın sayesinde yok sayıldı. İstanbul'da oynanan Wolfsburg maçında takım sahada yok gibi top oynamış bunun neticesinde sahadan 3-0 yenik ayrılırken taraftar son 10 dakika Demirören'e inanılmaz bir protesto yapmış ve doğru yolda giden bir fitil ateşlemişti ancak ne olduysa o maçtan sonra gelen Trabzonspor galibiyeti -ki nasıl geldiğini hiç tartışmaya gerek yok- herşeyin üstünü örttü. Arkasından İnönü'de Fenerbahçe galibiyeti ile Wolfsburg maçında yaşananlar unutulmuş taraftar sahte bir mutluluk ile şampiyonluğa inanır hale gelmişti.

O dönemde işte herkese sorduğum soru şuydu "şampiyonluğa neye dayanarak bu kadar güveniyorsunuz?" soru çok açıktı.. Takım mı iyi oynuyordu? Taktik mi oturmuştu? Nihat mı patlama yapmıştı? Neydi taraftarı şampiyonluğa inandıran şey... Cevabı çok basit eziklik duygusuydu. Demirören başkanlığından beri takımın vizyonu küçüldüğü için taraftarda bu tarz galibiyet serilerinden sonra şampiyonluğun geleceğine inanıyordu çünkü onlara göre Rijkaard hoca, Galatasaray takım, Alex futbolcu değildi çünkü onlara göre Yusuf yıldız, Tabata şanssız, Nobre ve Nihat formsuzdu eğer ki formsuz oyuncular kendilerine gelirlerse, Tabata takıma uyum sağlarsa bu takımın karşısında kimse duramazdı. Onlar futbolu bu kadar izliyorladır. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin formsuz olduğu bir dönemde göte başa çarparak kazanılan üç puanlardı onları şampiyonluğa inandıran...

Bugün tarih 17.01.2010 yani Beşiktaş'ın Kaysersispor malubiyetinin üstünden tam 5 ay geçmiş.. O 5 ayda neler oldu? Cevabı üstte ki paragrafta yazıyor... Peki bugünlerde ne oluyor? Ağzından salyalar saçarak "ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ" diye bağıran, bağırmayanları hain ilan edenler forumlarda fink atıp takımı bu hale getirenlere lanet okuyorlar.. İşte bunu Beşiktaş haketmiyor çünkü oyuncular ve Mustafa Denizli gelen galibiyetlerin az-çok şans ile geldiğini biliyorlardı. Mustafa Denizli'de ilk yarı sonunda lider oluruz dediği zaman salya sacanların arasına katılmıştı ancak o rüyadan çabuk uyanmak zorunda kaldı çünkü Türkiye liginde top oynayan takım Avrupa'da resmen dökülüyordu CSKA'da yenmişti Beşiktaş'ı... Diyarbakırspor beraberliğinden sonra hoca biraz daha temkinli konuşurken taraftar hala gerçekleri görmemişti..

Türkiye Kupası maçları taraftarın gözünü açmıştır büyük ihtimalle.. Önce Manisaspor sonra Kasımpaşa ve dün İBB Beşiktaş'tan puan almayı başarmadılar Beşiktaş'ı yendiler... Manisaspor karşısında biraz top oynayan takım son iki maçta sahada yoktu.. Forumlarda fink atarak takıma lanet okuyan insanlara sesleniyorum bu takım arka arkaya galibiyet alırken salyalar sacarak ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ diye bağırmayı biliyordunuz, iş reklama gelincede "iyi günde kötü günde seninle birlikte" "bu alemde çarşı herkese karşı" demeyi biliyorsunuz.. Haydi şimdide sahip çıksanıza top oynamayan, sahada sümük gibi duran topculara haydi şimdide gözlerini galibiyetlerle boyamayan taraftara satılmış desenize.. Haydi hep birlikte ŞAMPİYON OLACAĞIZ BEŞİKTAŞIM BU SENE(!)

15 Ocak 2010 Cuma

Flotsam And Jetsam ve Amorphis @ Istanbul



Öncelikle Amorphis eğer Wacken'da açıklanmasada çok sevinebileceğim bir haberdi Amorphis'in Türkiye'de çalacağı.. UniRock ekibi yine yaptı yapacağını.. Amorphis Uni-Rock Open Air 2010'da sahne alacak. Neyse o konuya daha sonra bütün gruplar resmi siteden açıklandıktan sonra tekrar döneriz asıl konuya gelecek olursak. Neaera'yı Türkiye'ye getirmeye çalışan ancak ilgisizlikten dolayı konseri ileriye ertelemek zorunda kalan LEVEL5 bu seferde ABD'li thrash metal grubu olan Flotsam And Jetsam11 Nisan 2010'da Türkiye'ye getiriyor. İlk demolarını 1985'de yayınlayan grup en son albümü olan Dreams of Death'i 2005 yılında çıkarttı. 1985-2005 arasına 1'i demo olmak üzere 10 adet albümleri bulunuyor.

Wendy Dio'dan açıklama geldi "Herşey güzel gidiyor"


Dio'nun mide kanseri olduğu açıklanmış arkasından Avrupa Turnesi iptal edilmişti.. Wendy Dio geçtiğimiz günlerde Dio'nun resmi sitesinden bir açıklama daha yaptı. Babanın sağlık durumu şuan için çok iyi gidiyormuş. Moralli yerindeymiş. Yeni yıl tatilini Houston'da geçirmiş ve geçtiğimiz günlerde Avatar'ı izlemeye gitmiş.. Aynı zamanda hastaneye gittiklerinde Dio kendi fanı olan bir kız ile tanışmış. Kız ilik nakli bekliyomuş.. Onunlada vakit geçirdiğini yazmış Wendy Dio... Ayrıca bu sene içinde Heaven&Hell'in otuzuncu senesine özel bir DVD'ninde çıkacağını belirtmiş Wendy Dio... Umarım böyle devam edersin baba moral bozmak yok bu hastalık gidecek sende sahnelere geri döneceksin...

Geçmiş olsun Michael C. Hall!!


Michael C. Hall nam-ı değer Dexter lenf kanseriyle mücadele ettiğini ancak tedaviden olumlu sonuç alındığını sevenlerine bildirdi... Dio'dan sonra onunda en kısa zamanda sağlığına kavuşmasını bekliyoruz...

11 Ocak 2010 Pazartesi

Vallahi yapacağız, billahi yapacağız...


Demirören'den beklenen söz bugün Mersin'de yaptığı buluşmada geldi. "Yeniden seçildiğim takdirde Beşiktaş'ı stadına kavuşturacağım." Ayrıca başkanlıkta bulunduğu dönem boyunca 5 kupa kazandırdığını bununda yeniden aday olması yeterli bulduğunu söyledi... Türkiye Kupası'nı kazanmak Beşiktaş gibi bir takım için başarı mıdır? Bilinmez ama vizyonu küçük kişiler için bunun bir başarı olduğunu söylemek çok zor olmasa gerek...

9 Ocak 2010 Cumartesi

Kanlı Kupa..


Angola'da düzenlecek olan Afrika Uluslar Kupası'nda çıkması muhtemel olayların ilki bugün çıktı. Togo Milli Takımı'nı taşıyan araç Angola sınırında tarandı. Olayda otobüs şöförü olay yerinde hayatını kaybetmiş 2'si Togolu futbolcu olmak üzere 9 kişininde yaralandığı gelen ilk haberler arasında.. Kupanın başlamasına iki gün kala böyle bir olayın yaşanmış olması gerçekten üzücü... Togo Milli Takımı'nın kupadan çekilme ihtimali var.. Kupanın başlamasına 2 gün var önümüzdeki günler neler getierecek hep birlikte göreceğiz ancak şu gerçek ki bu kadar kötü bir olay yaşandıktan sonra turnuvanın tadı tuzu olmayacaktır...

8 Ocak 2010 Cuma

"Abi Tüyo aldım! Yanına iki maç lazım"


Almanya'da ki şike skandalı için başlatılan soruşturma sürerken davalarda yavaş yavaş açılmaya başlandı. Almanya'da takipsizlik yok ancak soruşturmanın uzama durumunda davayı mahkemenin kabul etmeme ihtimali olduğu için soruşturmanın tamamlanan kısımları için açıldı davalar. Birkaç gündür NtvSpor'da Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol'un sunduğu Spor Servisi'nde de bu konu ele alınıyor özellikle Milliyet Gazetesinin yayınladığı haberden sonra iyice kızıştı ortalık.. TFF, Spor-Toto ve Spordan sorumlu bakanlık bu şikelerin Türkiye'de yapılmadığını maçların dışarıdan manupile edildiğini söylüyorlar. Zaten maçları Türkiye'de bulunan çetelerin yada arkası sağlam insanların manupile etmesi kadar sacma birşey olamazdı..

Bu şike skandalı ilk çıktığı zaman Spor-Toto genel başkanı NTVSpor'da bağlanmıştı. Hiç unutmayacağım o inanılmaz açıklamayı yaptı. "İddaa dünya üzerinde ki en güvenilir ve en iyi 2-3 sistemden biridir(!). Bu sistemde maçların manupile edilmesi ve herhangi bir şekilde şikeye maruz kalması imkansızdır." Zaten manupile eden çetenin liderleri Türkiye'de değil yada Türkiye'den oyun oynamadılar..

Bu işi zaten Türkiye'den yapsalar çok sacma olmaz mıydı? Yani İDDAA kuralları ve oranlarını bile bile Bursaspor-Ankaraspor maçını manupile ettikten sonra yanına 3 maç daha bulmaları gerekmez miydi? EE o zaman 4 maçlık kuponda kazanma ihtimalleri düşer ve büyük ihtimallede kuponları yatardı. Onlar dünyanın en salak çetesi olarak tarihe geçerlerdi..

Bu blog Demirören karşıtı olduğu gibi İDDAA gibi insanları direk olarak sömüren bir bahis oyununada karşıdır.

7 Ocak 2010 Perşembe

W:O:A


Futbolda yazacak bişi olmayınca bloga bugün biraz müzik haberleri girmeye karar verdim.. İlk olarak 2008'de Iron Maiden izlemek için gittiğim Wacken Open Air'a Istanbul'a döner dönmez ilk yaptığım işlerin başında 2009 için bilet almak olmuştu.. İki sene üst üste bünye oraları görünce istiyor her sene gitmek.. 2010 biletinide Eylül ayında sipariş vermiştim..

Bu sene grupları en geç açıklamaya başlayan Wacken oldu ancak diğer festivallere bakıncada en iyi isimleri açıklayanda Wacken oldu.. Öncelikle Aralık ayında hergün 1 grup açıklama ile başladılar işe sonrasında "A day to remember" dedikleri Wacken'in ilk günü çıkacak gruplarını soru sormadan ipucu vermeden açıkladılar, arkasında da diğer headlinerlar geldi... Iron Maiden, Alice Copper, Slayer ve Mötley Crüe açıklanan gruplar. Bunların yanında diğer gruplarda açıklanmaya devam ediyor... Bugün Voivod eklendi.. Bu kadar grubun arasına daha grup istemek doğru olur mu bilmiyorum ancak bu yaz Avrupa turnesine çıkan Twisted Sister'ın eklenmesini umut ediyorum...

Bilet almayı ve gitmeyi düşünenler için kısaca bilgi vereyim.. Bilet siparişlerini www.metaltix.com 'dan verebilirsiniz.. 130€ + 8€ kargo masrafı ile 138€'ye denk geliyor toplam maliyeti.. Biletleriniz kartınızdan çekim yapıldıktan sonra yollanıyor (size çekim yapıldığına dair bir mail atılıyor). Eğer sorunsuzca çekim yapılırsa biletiniz kargolanıyor.. 3 yada 4 hafta içinde biletiniz elinizde olur.. Bu sırada biletler Şubat ortasına kalmayabilir acele etmenizde yarar var.. Vize işlemlerini falan burada anlatmaya gerek var mı bilmiyorum ancak bilet alacak olanlara vize, ulaşım vs. gibi bilgileri verebilirim..

Şuan için Wacken'da bu sene açıklanan grupların listesi;

Iron Maiden, Alice Cooper, Slayer, Mötley Crüe, Arch Enemy, Stratovarius, W.A.S.P., Amorphis, Cannibal Corpse, Edguy, Tiamat, Caliban, Immortal, Primal Fear, Die Apokalyptischen Reiter, Grave Digger, Kataklysm, Lake of Tears, Despised Icon, Candlemass, Letzte Instanz, Nightmare, Týr, Ektomorf, Orphaned Land, Equilibrium, U.D.O., Delain, 1349, Corvus Corax, Voivod, Maroon, Fiddler's Green, Atrocity, Die Kassierer, Torfrock, Ihsahn, Kampfar, Schelmish, Evile, Broilers, Debauchery, End Of Green, The Other, Endstille, Ghost Brigade, Crucified Barbara, Sólstafir, Secrets of the Moon, The Devil's Blood,Hackneyed, Orden Ogan

Sayac değişimi...

Suan için kullandığım sayaçda bir problem yaşadığım için sayac değişikliğine gidiyorum... Sayacımız 0'dan başlayacak..


Sayacı bıraktığımızda ki rakam: 4170

Yeni sayac bloga hayırlı olsun...

15TL'lik bilette almazsanız



10 Ekim 2009'da açıklanmıştı Alman metalcore grubu Neaera'nın 8 Ocak 2010 tarihinde Türkiye'de konser vereceği. Konser Studio Live'da olacaktı. İşin daha güzeli bilet fiyatlarıydı... Ön satış olarak satılan biletler sadece 15TL'ye satılıyordu. Grubu hiç dinlemesede amaçı konser izlemek olan kişiler bile bilet alıp gidebilirdi konsere... Konser 2 gün kala organizatörlerden açıklama geldi konser Mart ayına ertelendi..

Nedeni ise Türk kitlesine yakışan neden biletlerin az sayıda satılmış olması... Organizatörler utanmadan satılan bilet sayısınıda açıkladılar. 10 Ekim'den 6 Ocak'a kadar sadece 30 adet bilet satılmış. 4 ayda sadece 30 bilet üstelik bilet fiyatları 15TL.. Bundan önce Aralık ayında Dark Tranquility Turkiye turnesi aynı nedenden dolayı iptal edilmişti... Bu kitle "o gelsin bu gelsin şu gelmesin" diye internet üzerinden ahkam kesmeyi bırakıp artık somut işler yapmaya başlasa, organizatörleri eleştirmeden, yıpratmadan, işlerine burun sokmadan sadece kendilerine düşen görevi yapsalar yani sadece bilet alsalar eminim bu ülkede organisazyonlar çok daha iyi bir yere gelecek..

Ayrıca bu yaz Uni-Rock ekibi inanılmaz işlere imza atıyor.. 12 tane yabancı grubu (öyle sikimdirik bar grupları değil) Türkiye'de aynı festival kapsamında getiriyor keza Sonisphere Slayer, Metallica, Rammstein gibi isimleri bu yaz Türkiye'ye getirecek.. Hadi onlarada bilet almayın, bilet fiyatlarına laf edinde göreyim sizleri...

3 Ocak 2010 Pazar

Sen Ne Biçim Adamsın


Geçtiğimiz yaz Mehmet Topuz transferinde ortalığı ayağa kaldıran, Beşiktaş'ın anlaşmasına ve Mehmet Topuz'un Beşiktaş'ta oynamak istiyorum demesine rağmen onu zorlayarak araya adamlar sokarak Fenerbahçe'ye veren Kayserispor menejeri Süleyman Hurma aynı olayı bu kez Ali Turan için Galatasaray'a yapıyor. Fifa ve UEFA kurallarına göre kontratın bitmesine 6 ay kala futbolcular diğer kuluplerle görüşmelere başlayabilir. Galatasaray'da Ali Turan için bu hakkını kullanarak görüşmelere başlamış ve bunun sonucunda oyuncu ile anlaşmıştır... Ancak Kayserispor Ali Turan'ı Ankaragücü'ne verdiğini açıklayarak bir Mehmet Topuz olayı daha çıkarttı ayrıca Galatasaray'ı TFF'ye transfer yasağı istemiş örnek olarakta Chelsea'yi vermiş..

Chelsea olayını gösteren Kayserispor yönetimi sanırım Chelsea'nın ne yaptığını bilmiyor yada biz şikayet edelim ne olursa olsun mantığı ile haraket ediyor... Chelsea sözleşmesinin bitmesine 6 aydan fazla olan bir futbolcuyla görüşmüş ve anlaşmıştır. Yani Fifa'nın belirlediği transfer politikasına ters bir harakette bulunmuştur. Bundan dolayı transfer yasağı almıştır...

Kayserispor yönetimi ve kişiliksiz menejerleri Süleyman Hurma bu kuralı bilmiyor mu? Gayet açık ve net biliyor! Kayserispor yönetiminin anlaması gereken birşey var. Futbolcular mal değildir, hiçbir futbolcuyu istemediği bir kulube satamazsınız. Futbolcunun diğer kuluple sözleşme imzalamama ve transferi iptal etme şansı her zaman için bulunur. Örnek vermek gerekirse Kaka'nın Manchester City'e olan transferinde Milan yönetimi teklifi kabul etmesine rağmen Kaka gitmeyi kabul etmemiş ve transfer yatmıştır. Umarım Ali Turan'ın işini bilen bir menejeri vardırda Ali Turan'ın mal gibi zorla satılmasına göz yummaz....