26 Şubat 2010 Cuma

“Rijkaard gitsin!”


Beşiktaşlı adamsın sana ne Arda Turan’dan sana ne Rijkaard’dan diyecek olan arkadaşlar olabilir nitekim Arda Turan yazımda oldu. Beşiktaşlı olduğum kadar futbol sever biriyim onun içinde Türk Futboluna birşeyler kazandırabilecek adamların, 40 yılda bir çıkan doğru düzgün futbolcuların sırf renkleri istedikleri gibi olmadığı için acımasızca eleştiren, harcamaya çalışan basının (coğunlukla Fenerbahçe basını) karşısında yer almam gerektiğini düşünüyorum en azından yazdıklarımla kendimce eleştiri getirmeyi doğru buluyorum...

Geçen yazdımda Arda Turan’ı harcamaya calışan basın hakkında yazmıştım bu sefer Rijkaard’ı harcamaya calışan Galatasaray taraftarı hakkında birkaç satır birşeyler yazmak istiyorum. Galatasaray bugün Atletico Madrid’e elenmiş olabilir ancak bu Rijkaard’ı kötü antrenör yapmaz sadece başarıyla sahip çıkıyorsanız Rijkaard’ın takıma uzun vadede kazandırabileceklerini görmezden geliyorsanız; futbol anlayışınız muhtemelen Telegol yorumcuları gibidir. “Barcelona’yı bende şampiyon yaparım abi”..

Barcelona’yı şampiyon yapmak ne yazık ki FM’de olduğu kadar kolay değil. Bu yorumu yapan yorumcular –kişiler- zamanında aynı şeyi Real Madrid içinde söylüyorlardı onlara görede Del Bosque başarısız, futbolu bilmeyen biriydi.. Ne yazık ki Real Madrid’ide şampiyon yapmak, şampiyonlar ligini kazanmak FM’de ki kadar kolay değildi..

Başarıya giden yolda en önemli şey istikrardır. Bunu en iyi Galatasaray taraftarı bilmesi gerekir.. 1996-2000 yılları arasında gelen 4 sene üst üste lig şampiyonluğu ve UEFA kupası bunun en büyük örneğidir. Fatih Terim görevi bıraktıktan sonra Galatasaray ne kadar ilerleyebildi? Aynı kadroya bir iki ilave ile Super Kupa’yı aldı ancak ondan sonra elle tutulur tek Avrupa başarısı Şampiyonlar Liginde çeyrek final... Gelen hocaların kaliteside ortada... O dönemden tek kalan şey iyi-kötü çalışan bir altyapı oldu..

Peki Rijkaard’ın elinde ki kadro o senelerde ki kadrolardan kötü mü? Bana göre değil tek eksikleri iyi bir kaleci o kadar.. Sanırım problemde burada baş gösteriyor işte.. Bu kadar güçlü bir kadro ile nasıl başarı gelmez? Başarısızlıkta gelmedi ki? Fatih Terim’in ilk yıllarında lig haricinde ne başarısı var? Bugün Atletico Madrid karşısında Galatasaray Avrupa’ya veda etmiş olabilir ancak hala ligde liderler. Türkiye’de oynanan futbolu, elinde ki kadroyu yavaş yavaş tanımaya başlayan bir teknik direktör için ilk sene ligde şampiyon olmak başarıdır...
Rijkaard gibi bir ismin başını 8 ayda yemek istiyorsanız afiyet olsun sizlere.. Benim demek istediklerim özeti budur, Galatasaraysozlukte okuduğum entry ise başka bir açıdan herşeyi anlatıyor..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder