31 Mart 2010 Çarşamba

Taegukgi hwinalrimyeo

---Taegukgi hakkında spoiler içerir---

Ne yalan söyliyeyim iki filmdende birkaç ay öncesine kadar haberim yoktu. Cineshoot'ta yer alan "bunlarda ilginizi çekebilir" bölümünde "TaeGukGi"ye rastladım o yazısının içinde Assembly'da geçiyordu. Uzun zamandır savaş filmi izlemediğim için çok büyük merak ile iki filmide indirmiştim.. O zamandan beri aklımdaydı izlemek, birkaç gün önce Assembly'i izledim, az öncede Taegukgi bitti...

Assembly'da hayal kırıklığı yaşamıştım, savaş bitip yüzbaşının eve dönmesi gibi detaylı ve işi drama sürükleyen işleri çok fazla sevmiyorum. Taegukgi hakkında birkaç gün öncede "smyrniankiwi" birşeyler yazmıştı. O yazıdan sonrada Taegukgi hakkında umutlarım çok artmıştı. Filmin konusu kısaca Kore Savaş'ında Güney Kore ordusuna katılan iki kardeşin hikayesi.

Bütün hayatını küçük kardeşinin başarılı olması için adamış bir ağabeyin, savaşta bile kardeşinin düşünen tavırları ve onu eve göndermek için yaptığı kahramanlıklar çok abartılmış bazı sahnelerde "başkası yapsa şimdiye kevgir olmuştu bu adam niye olmadı" düşünmenize neden oluyor ayrıca küçük kardeşinde kendisi için yapılan herşeyden sonra "yapmam" "etmem" "istemiyorum" "insanları öldürüyorsun" tarzında çıkışlar yapması gayet mantıksız ve sacma geldi bana özellikle Seul'e geri dönüp anti-komunist birlik tarafından öldürülen Young-Shin'in ölümünün nedenini bile ağabeyine yüklediği sahneler gerçekten anlamsızdı. O sahneleri izleyip gıcık olmayan var mıdır bilemiyorum...

Ayrıca savaşta ülke değiştirmek nasıl bir olay onuda anlamış değilim. Güney Kore askeri iken nasıl biri Kuzey Kore askeri olur? Hadi oldu diyelim nasıl güvenerek ona Kuzey Kore birliğini teslim edersin?... Bugüne kadar hiçbir savaş filminde görmemiştim bir askerin ordu değiştirebildiğini. Karşılığında iki top, 3 kutu el bombası ve 10 tane asker almış olabilirler :)

Neyse kısaca abartılan kahramanlıklar, mantıksızlıklar, sönük ve içine çekemeyen savaş sahneleri ile Taegukgi'yi izlemenizi pek tavsiye etmiyorum. Assembly'in bu filmin yanında alınmadık ödül bırakmaması gerekir. Birde sözlükte ve bloglarda yazan "Er Ryan'ı Kurtarmak" ya da "Enemy At The Gates"ten daha iyi yorumları neye dayanarak yapıldığını merak ediyorum... Bu film olsa olsa "Black Hawk Down"dan ya da "Jarhead" gibi sönük savaş filmlerindne daha iyi olabilir..

Assembly'a Twitter'da 6 vermiştim ondan yola çıkarak Taegukgi en fazla 4 alır...

30 Mart 2010 Salı

Sahadan Kemik Sesleri #4

Hafta sonunda oynana St. Pauli - Rostock maçında Rostock kaptanı Martin Retov önce Deniz Naki'ye arkadan çok sert müdahale ediyor arkasından üstüne koşan Fabian Boll'a kafa atıyor..

29 Mart 2010 Pazartesi

Beşiktaş'lılık duruşu!

Geçen sene iki kupalı şampiyonluktan sonra çıkartılan t-shirtlerde "Beşiktaşlılık"ı yanlış yazdıran bir yönetimden ne kadar bu duruşu bekleyebilirsiniz? Armaya her zaman büyük bir saygı göstereceklerini, sahip çıkacaklarını garanti edebilir misiniz?

İzmir'de oynanan Hentbol Kupa Finali ikinci maçını 28-25 kazanarak "şampiyon"olan Beşiktaş Hentbol Takımı geçtiğimiz hafta oynanan Eskişehirspor maçını Beşiktaş Yönetimi tarafından "Eski Açık" tribününden izlemeye laik görülmüştü. Maç esnansında taraftar "Eski Açık kupa desene" tezarahuatı ile yönetime mesaj yollamıştı. Bugün Mete Düren 1903radyo'ya bağlanarak konuyla ilgili açıklama yapmış.

`` Buna tepki gösteren taraftarlardan kaç tanesi Hentbol takımı maçını seyretmiş.Tepki vermek kolay.Kupa alınmasıyla birlikte Hentbolcu oyunculara jest olsun onare edilsin diye düzenleme planlandı.Çok spontane ve ani gelişen bir olaydı.Tribüne yoğun ilgi olduğu için törenden sonra oradan tribüne ulaşabilcekleri en kolay yer olan Eski Açıkta oturup maçı seyretmişler.Kendi sporcularımıza arzu ettikleri zaman maçı izlemesi için bir yer yeni yapılacak stadımızda düşünüyoruz.``


Bütün sezon 2 gol atan ve yılda 3.5 milyon € kazanan Nihat Kahveci, 2 gol 1 asistle oynayan 8 milyon €'luk eşek Tabata, 1 gol ile oynayan ve yılda 2.5 milyon € kazanan Mert Nobre, takıma hiçbir katkı yapmayarak 1 milyon € kazanan İ.Kaş... Bu oyuncuların hepsi "numaralı" tribünde oturabiliyor ancak maddi sıkıntılar ile boğuşan ancak hentbolda ulaşılmadık başarı bırakmayan Beşiktaş Hentbol Takımı'na sadece Eski Açık'ta yer bulunabiliyor.

Ayrıca Mete Düren'in haberi olmayabilir ancak taraftar hentbol maçlarına gidiyor. Özellikle bir grup taraftar her maçta Süleyman Seba'da takımlarını destekliyor, Forzabeşiktaş sitesinden önemli maçlardan önce taraftar tribüne gelmesi için çağrı yapılıyor... Belli ki yönetimden hiçkimse bu çağrıları, taraftarın maçlara ilgisini bilmiyor.

Secimlerden önce bloglarda Serdal Adalı'nın "Messi’yse Messi, Ronaldo’ysaRonaldo... Maliyeti önemli değil. Tabii ki bu oyuncular olmayabilir ama tüm dünyada yankı uyandıracak iki dünya yıldızı alacağız. Bizim için maliyet artık sorun olmayacak. Taraftarımızın bu yönde rahatsızlığı var." açıklaması çok yazılmıştı. O açıklmada yönetime girecek birinin Beşiktaş taraftarının ne beklendiğini bilmediği açıkca belli ediyordu. Hiçbir zaman yıldız peşinde olmadık, istemedik, tek istediğimiz sahaya çıkınca yüreği ile oynayan üstünde ki formanın hakkını veren futbolcular.. Ayrıca yine aynı açıklamanın devamında "Bütün ağırlığımızı futbola vereceğiz. Çünkü taraftarlarımızın da, camiamızın da isteği bu yönde." diyerek amatör branşları kendi kaderlerine terkedeceklerini söylüyordu.

Dediklerini yaptılar...

21 Mart 2010 Pazar

2010 Rusya Smaç Yarışması

Bu sene Dallas'ta yapılan All-Star Smaç yarışması büyük hayal kırıklığı olmuştu. Önce ki senelerde ki gibi akılda kalan yada televizyonun başında ayağa kaldıran herhangi bir smaç görememişti. Bugün Twitter'da İsmail Şenol "2010 Rusya Smaç Yarışması"nın videosunu verip eklemiş "tarihin en iyi smaç yarışmalarından biri".. All-Star smaç yarışmasından kat ve kat daha iyi bir yarışma olduğu ortada...

Taraftara ve takıma saygı!

Alan Shearer'a geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda sunucu "Sunderland" forması giyindirmek istemiş ancak Shearer bunu kabul etmemiş.. Ülkemizde her sene yaşadığımız transfer olan oyuncunun "ben küçükken zaten bu takımı tutuyordum" "annem, şampiyon X takım demezsem yemek vermezdi" tarzında duyduğumuz açıklamalar varken futbolu bırakmış bir oyuncunun hala takıma ve taraftarına bu kadar saygı göstermesi gerçekten şık bir hareket olmuş...

18 Mart 2010 Perşembe

Blue Square Premier (FM)



Versiyon 10.2'de Napoli ile altıncı sezonuma başlamak üzereyken 10.3 çıkmıştı önce indirmek istemedim ancak yeni versiyon yeni heyecan olsun diyerek indirdim.. Önce ki oyunlarda ve serilerde ufak takımlarla türlü başarılarım vardı. Mesela CM 03/04'te Altay ile UEFA Finali oynamıştım, FM 2009'da Leeds United'ı Coca-Cola League 1'den Premier Lig'e çıkartmıştım ancak bu sefer denemediğim birşey yapmak istedim ve İngiltere'nin secebileceğim en alt iki liginden biri olan Blue Square Premier'den (diğeri Blue Square Premier League North/South) "Kidderminster" ile başladım. Takımın üst lige çıkmak gibi bir beklentisi olmadığından dolayı birkaç sezon ligde kalsam sorun olmayacaktı. Öylede oldu zaten ilk sezonumda ligi sekizinci sırada bitirdim.

İkinci sezonuma ise kötü başlayarak girdim 10 maçta 12 puan ile ligin alt sıralarında yer alıyordum ancak o kötü başlangıçtan sonra takım kendine geldi ve 21 maç arka arkaya kaybetmeyince ligin üst sıralarında yer aldım ancak ilk 10 haftada ki kötü başlangıçtan ötürü ilk iki sırayı sezon boyunca zorlayamadım...


Ligi dördüncü sırada bitirerek Coca-Cola League 2 için play-off'lara kalmaya hak kazandım. İlk olarak ligin en güçlü ekiplerinen biri olan Luton ile yarı final oynadım. İlk maçı 2-1 ikinci maçı 4-3 kazanarak finale çıkmayı başardım.. Finalde ise karşıma ligi ikinci bitiren Oxford geldi. Ligde o sezon karşılaştığımız iki maçıda kazanamamıştım ancak finalde sahadan 2-0 ile ayrılarak üst lige çıkmayı garantileyen takım olmuştuk...



Dönmeyi düşünmediler!


Bir milletin uyanışa geçtiği, makus tarihini değiştiren dünyada eşi benzeri yapılmamış, yapılamayacak olan en kanlı, en misafirperver, en şerefli, en dürüst, en haklı savaşın 95. yıl dönümü.. Şehitlerimizin ruhu şad olsun...

17 Mart 2010 Çarşamba

Üst Direk Vurmaca

Daha önce AcetoBalsamico'da Valencia antremanından bir görüntü vardı. David Villa aut çizgisinin gerisinden topu kaleye sokmayı başarmıştı. Youtube'da bakınırken "crossbar challenge" diye birşeye rastladım. Orta Sahaya konulan bir topu kalenin üst direğine çarptırmaya calıştığınız antreman oyunu.. İngiliz takımlarının bir çoğunun bu oyunu oynarken videosunu bulabilirsiniz ben Manchester United'ın videosunu koymayı tercih ettim ancak bu normalinden farklı. Bu sefer arka arkaya konulmuş 5 toptan en çok üst direği vuran kazanıyor.. Yarışanlar; Neville, Giggs, Rooney ve Fletcher..

Love = Football

16 Mart 2010 Salı

Sahalardan Kemik Sesleri #3

Haftasonu oynanan Nec Nijmegen - Roda mücadelsini 2-0 Roda kazandı ancak maçın 89. dakikasında Rodalı oyuncu Anouar Hadouir'in çok anlamsız ve çok sert müdahalesi sonucunda Niels Wellenberg'in ayağı kırılmış.. Videoyu izledikten sonra işin içinde kasıt var mı yok mu çok tartışılır...

15 Mart 2010 Pazartesi

Simsiyah kaderinin...


Bembeyaz umudu olsun üstünde ki o forma..

14 Mart 2010 Pazar

Unutmuyoruz!!


"2 Kupayı Unutma Vefasızlık Yapma" pankartını..
Karagümrük formalı insanları..
Dayak yiyen taraftarlarımızı...
Demirören'in yaptıklarını..

UNUTMUYORUZ!!!

13 Mart 2010 Cumartesi

Panenka Penaltısı vs. Julio Cesar

Dün oynanan Catania - Inter maçında dakika 80'de Catania'nın kullandığı frikiki Muntarı koluyla kesince hakem doğal olarak penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Mascara sahalarda futbolcuların ender olarak kullandığı panenka penaltısı ile mağlup etmeyi başardı. Golden sonra Julio Cesar'ın hızlı tavırları sanırım böyle bir penaltıyı yediğinden olsa gerek..

12 Mart 2010 Cuma

Hakem öldü mü? Ölmedi! O zaman 3 maç...

Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşanan olaylardan sonra Federasyonun verdiği cezalar hakkında "Türk futbolunda yeni dönem" diye bir yazı yazmıştım haftasonunda Diyarbakırspor-Bursaspor maçında yaşanan olaylarda; "Kafasına kaya atılarak yaralanan (şans eseri hayatta kalan) hakem, ölümden dönen Bursaspor takımı ve yaralanan bir basın mensubu"için verilen ceza 3 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynama ve 40 bin TL..

Aslında Federasyon'un elleri kolları bağlanmıştı. Bir yanda Diyarbakırspor'a tanınan ayrıcalık ve basının "ne olacak ki hakemin kafasını yardıysa! Ölmedi YA!" tavrı bir yanda Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşananlardan sonra verilen cezalar ortadayken Federasyon çıkıp "Diyarbakıspor sezon sonuna kadar tarafsız ve seyircisiz oynayacak bilmem kaç bin TL'de para cezası verecek" diyemezlerdi.. Diyemedilerde zaten...

Böyle devam edilsin...

11 Mart 2010 Perşembe

Sabaton - Coat Of Arms


İsveçli heavy metal grubu Sabaton'un 21 Mayıs 2010'da çıkaracağı albümünden 2 dakikalık bir bölüm nete düştü.. Grup hakkında kısa bir bilgi; 1999'da kurulan grup ilk albümleri olan Fist for Fight'ı 2001 yılında çıkarttı, 2005'te Primo Victoria çıktı... 2006 ve 2007 yıllarında piyasaya iki albüm daha çıkarttılar.. 2008 yılında çıkarttıkları Art Of War albümünde yer Cliffs Of Gallipoli şarkısı ile Türkiye'de tanınır hale geldiler.. Bu yaz kendilerini Uni-Rock Open Air'de izleyeceğiz ancak ben Art Of War turunda kendilerini Wacken Open Air'de izlemiştim sahne performansları gerçekten çok vasat.. Sahnede "s.k, taşak" muhabbeti yapmaktan başka birşey yapmıyorlardı, umarım biraz olsun düzelmişlerdir.. Ancak albümleri büyük keyif ile dinlenebilir..



Cliffs Of Gallipoli;

FIFA World Cup 2010 - Trailer



Oyunun çıkış tarihi 26 Nisan 2010!

Yılın Spor Adamına bakın hele..


Zaman Gazetesi'nin yaptığı Yılın Sporcu/Spor Adamları ödül töreninde bu sene "Yılın Spor Adamı" ödülünü bu sene sevgili başkanımız Demirören kazanmış.. Bu ödülü hakketmişti.. Wolfsburg maçında taraftarına küfürederek, Denizlispor maçında kendi taraftarını dövdürerek bu ödülü fazlasıyla hakketiğini herkese göstermişti...

10 Mart 2010 Çarşamba

Pepsi Dünya Kupası Reklamları.

Reklamlar o kadar güzel olmuş ki bişiler yazmaya gerek var mı bilmiyorum ancak bizleri bu kupanın dışında tutan herkese çok teşekkür ediyorum.. Bu kupanın dışında kalmamızın bir sorumlusuda olan Oğuz Çetin hala milli takımda görev yapıyor.. Hiç akıllanmayacağız...



9 Mart 2010 Salı

Yaz Olimpiyatları > Kış Olimpiyatları


Vancouver 2010 Kış Olimpiyatları bittikten sonra blogta sormuştum "hangi olimpiyatları izlemek daha zevkli" diye cevap Yaz Olimpiyatları çıktı.

8 Mart 2010 Pazartesi

Sahalardan Kemik Sesleri #2


Henüz ilk yazıyı yazalı bir hafta olmamış iken bu haftada Manisaspor-Denizlispor maçından kemik sesi duyuldu. Maçın dokuzuncu dakikasında Mehmet Güven ile çarpışan Güray Vural'ın bacağı kırıldı ve sezonu kapattı..

6 Mart 2010 Cumartesi

Haydi TFF göreve..


Bu ülke sınırları içinde İstiklal Marşı ıslıklanıyorsa diyecek söz, yapacak eylem kalmamış demektir.. Yazıklar olsun Diyarbakırspor, yazıklar olsun ıslıklayan taraftarlara.. TFF'nin gereğini yapacağından ve Diyarbakırspor'u profesyonel liglerden men edeceğini umuyorum..

Do It For Aaron


Arsenal blog ve onun okuyucuları tarafından yaptırılmış pankart..

Sahalardan Kemik Sesleri #1

Son haftalarda futbolcular birbirlerine bir hayli sert mudahalelerde bulunmaya başladılar. Özellikle 5 gün içinde 2 futbolcunun bacaklarının kırılmış olması bunun bir göstergesi olabilir. Aynı zamanda sert müdahalelerde olmuyor değil. Geçtiğimiz hafta Birmingham-Wigan maçında Liam Ridgewell'in McCarthy'e çok sert müdahalesi sonucunda kemik sesi çıkmamış olması gerçekten çok büyük bir şans.. Geçtiğimiz hafta oynanan Manchester City - Chelsea maçında ki sert müdahaleleri ve Koblenz-Ausburg maçında kaleci Dieter Paucken'in Ausburg forvetinin yüzüne attığı tekmeyi unutmamak gerekir..



Mourinho'nun unuttuğu..

Geçen sezon Twente'den transfer edilen Marko Arnautovic'i Mourinho bu sezon adete unutmuş durumda.. Yeteneği, oyun zekası, frikik kullanışı ile Cristiano Ronaldo'nun gelecekte ki hali olarak gösterilen Marko Arnautovic bu sezon sadece 2 maçta forma giyebildi.. İspanya'nın AS televizyonu Marko Arnautovic ile C.Ronaldo'nun benzerliğini gösteren bir klip hazırlamış geçtiğimiz günlerde.. Video sitelerinde oyuncunun maçlarda yaptıklarını izleyebileceğini videolar mevcut ben sadece AS TV'de ki yayınlanan klibi paylaşıyorum..

5 Mart 2010 Cuma

Send Him To Coventry



Çok isteyerek girdiğim Bilgi Universitesi "tarih" bölümünü 1 ay sonunda bırakmıştım. Önümde iki seceneğim vardı ya yurt dışına gidecektim yada ÖSS'ye girecektim. Her iki seceğine değerlendirdim. Yurt dışında Coventry Universitesine başvuru yaptım, Türkiye'de ÖSS başvurusu.. Bugün itibari ile Coventry University'den kabulum gelmiş bulunmakta.. Önümde ki tek engel vize... Gelecek sene Eylül ayından itibaren İngiltere'de olacağım. Orada okuyacağım bölüme gelirsek Türkiye'de sadece master programı olarak bulunan "Sport Business Management" (Spor Yönetimi)...

The Final Frontier


Iron Maiden bugün yeni albümünün duyurusunu yaptı. Albümün adı "The Final Frontier" daha önceden 2011'e sarkabileceği hakkında haberler vardı ancak albüm yaz aylarının sonunda çıkacakmış. Albüm biraz geç çıksada bu yaz turnenin adı "The Final Frontier World Tour" olarak belirlenmiş... Şuan için turnenin 2010 ayağında şuan için Türkiye yok ancak 2011'de de devam edecekler turneye.. 2011 Sonisphere için konuşuluyorlar hatta festival yapılmadan açıklanma ihtimalleri var(mış) :) ... 2011'e kalmadan kendilerini bu yaz Wacken Open Air'de izleme şansı bulacağım..

Sonisphere resmileşti..


Ocak ayında bu konu hakkında yazmıştım beklenen açıklama dün itibari ile geldi.. Sonisphere Festival'i resmi olarak duyuruldu.. Metallica, Metallica, Slayer, Rammstein, Megadeth, Anthrax dışında Mastadon, HEAVEN & HELL, Alice In Chains, Stone Sour ve Manowar ayrıca BlackTooth, Manga ve Hayko Cepkin gibi Türk isimlerde yer alıyor.. Açıklanmayan isimlerde var... Bilet fiyatlarıda gerçekten çok uygun... Kombine sahne önü 420TL, saha içi 175TL.. Tribünlerde ucuz.. Bu fiyatlarla biletlerin hemen bitmemesi için bir neden yok. Umuyorum ki sahne önü bileti en azından gelecek haftaya kalsın ki kapatabilelim.. Diğer türlü karaborsa bizleri bekler gibi... Ayrıca 2011'in headlinerı festivalden yapılmadan önce açıklanacakmış...

3 Mart 2010 Çarşamba

120. Yıl Sevdası


Beşiktaş'ın 120. yılının ne özelliği var? Bu adam neden 13 sene daha başkanlık hayalleri kuruyor? Anlayan bilen var mı?

1 Mart 2010 Pazartesi

2011 Universiade Erzurum..


Kış Olimpiyatların'a sürekli 3-5 kişiyle katılan bir ülke ne akala ise 2007'de 2011 üniversiteler arası kış oyunları'na adaylığımızı koymuş ve kazanmıştık. Kazandığımız yıllarda ilk yapılan haberler Erzurum halkının çok sevinçli olduğu yönünde olmuştu halbu ki halkın sevinmesinden daha büyük problemler vardı. Yeterli tesisimiz yoktu, kış oyunları alanında buz pateni haricinde herhangi bir spor dalında uzman kişiler yoktu (anterenör olarak) haliyle o oyunları oynayan insanlar yoktu. Ocak ayının sonunda yapılan açıklamalara göre tesisler bitmek üzereymiş bundan sonra ki 1 yıl boyunca reklamlar ve tanıtımlar yapılacakmış.. Tesislerin şuana kadar herhangi bir fotoğrafını yada bilgisini bulamadım. Resmi site olan http://www.universiadeerzurum.org/ açılmıyor..

2011'de Eruzumda 11 dalda yarışmalar yapılacak. Bunlar;

Alp disiplini,
Biatlon,
Buz Hokeyi,
Curling,
Kayakla atlama,
Kayaklı koşu,
Kuzey kombine,
Snowboard,
Serbest stil kayak,
Sürat pateni,
Artistik buz pateni

olarak belirlenmiş zaten bu yarışmaların 6 yada 7 tanesi zorunlu olarak yapılıyor diğerlerinide organisazyonu yapacak ülke seciyor.. Bu dallarda ne kadar ilerlemiş durumdayız? Çok merak ediyorum.. Bildiğim kadarıyla buz hokeyinde son yıllarda üniversiteler bazında bir yükseliş var, artistik buz pateni ve kayak dallarında da sporcularımız var (Vancouver'da da bu dallarda temsil edilmiştik). Geri kalan dallar için sporcular yetiştiriliyor. Buz Pateni ve Kayak federasyonlarının bu konuda ciddi bir çalışması var. Buz Pateni federasyonu kısa mesafe için Aralık ayının son haftasında Palandöken'de yarışma düzenlemişti. Geçtiğimiz ay başında ise kısa mesefa pantecileri için gelişim kampı yapmıştı. (Sadece bu bilgilere ulaşabildim.)

Kayakla atlama federasyonuda son yıllarda sürekli sporcu yetiştiren bir federasyon görünümünde. Gençler buz pateninden daha çok kayak ve snowboard'a ilgi göstermeside Kayak Federasyon'u için bu sporcu bulmak için daha avantajlı kılıyor. Sitesinden gördüğüm kadarıyla şuan için en büyük sıkıntı "kayakla atlama" dalında yaşanıyor. Sadece 1 tane milli oyuncu var o dalda.. Umarım bu sayı daha artacaktır 2011'e kadar...

Buz Pateni Federasyonu'nda yetkili Ensar Yılmaz adlı kişi Mart başında Curling Ligi'nin kurulacağını açıklamıştı. 2007'de alınan oyunlar için ilk adım 2010'da atılıyor.. 40 üniversite takımı başvurmuş curling ligi için.. Umarım onlarda 1 sene içinde iyi bir gelişim gösterip bizi oyunlarda iyi temsil edecekler...

İşin asıl komik kısmı 2005'te İzmir'de Universiade yaz oyunlarına ev sahipliği yapmış Türkiye 10 altın, toplamda 27 madalya kazanmıştı. Ancak 3 sene sonra yapılan Pekin Olimpiyatlarında hiçbir varlık gösterememişti.. 2011 içinde durum öyle mi olacak acaba? Türkiye çok yabancı olduğu dallarda başarılı olacak en azından kolay pes etmeyecek ancak 2014 Kış Olimpiyatlar'ında yerlerde mi sürünecek bunu göreceğiz.. Şuan için gelecek için ne desek boş ancak tek bir gerçek var ki bu dallarda başarının gelmesi ve kalıcı olması için -en azından dünya organisazyolarında temsil edilmemiz için- Türkiye Spor Bakanlığı'nın ve Türk basınının futbol ve basketbol haricinde diğer branşlarada yer vermeye başlamaları gerekiyor...

Anket...

2010 Kış Olimpiyatları dün gece sona erdi.. Hangi olimpiyatları izlemek size daha çok keyif veriyor? Normal olimpiyatlar mı yoksa Kış olimpiyatlar'ı mı? Ben kış olimpiyatlarını izlerken daha çok keyif alanlardanım..

Kadir Has Stadyumu..



Geçtiğimiz sene açılan Kayseri Kadir Has Stadyum'unda açıldığı günden bu yana maç izlemek istiyorum. Beşiktaş maçına gitmekte iyi bir bahane oldu..

Stad dışı yapısı ile gerçekten inanılmaz görüzüküyor. Tam bir mimari harikası olarak adlandırılabilir dış tarafı ancak iç mimarisi ise dışı kadar etkileyeci değil. Tribün, balkon, loca, tribün tarzında bir iç yapısı var ki kendinizi futbol sahasından daha çok kapalı bir spor salonunda hissetiriyor...

Tribünler arasında yürüyüş mesafesi bir hayli fazla ayrıca balkon tarzında yapılmış yerlere bir anlam veremedim, oralar yerine alt tribünleri biraz daha uzatarak biraz daha futbol stadyumu havası verebilirdi diye düşünüyorum. Yeşil zemini görmeseniz Kayseri Şekerspor - Beşiktaş Cola Turka sahaya çıkıp basketbol maçı yapsa şasırmazsınız o derece futbol staduyumundan uzak bir iç yapısı var..

Ayrıca geçen sene yapılmış bir stad için zemini gerçekten felaket durumda. Bizim olduğumuz tarafın korner direği çevresi ve ceza sahasında çim yoktu diyebiliriz. Bu kadar güzel bir stadın neden çim bakımı yapılmaz anlamak mümküm değil...