27 Nisan 2010 Salı

Yanlış Dövme Tercihi



Can sıkıntısından stumble'dan dövme bakarken birden karşıma bu fotoğraflar çıktı.. Daha önceden sevgilisinin ismini yazdırıp ayrılınca cover-up yöntemiyle dövmenin üstüne başka şeyler yaptıranları biliyordum ancak bu iki arkadaş kapattırmak yerine başka şeyleri tercih etmiş..

26 Nisan 2010 Pazartesi

Sahalardan Kemik Sesleri #5

Cuma günü oynanan Cruz Azul - Pachuca CONCACAF Şampiyonlar Ligi maçında Pachuca formasını giyen Jose Francisco Torres'in Cruz Azul'lu Julio Cesar Dominguez'e yaptığı hareket, adam yaralama olarak değerlendirilmeli ve ona göre ceza verilmeli...




Önce ki yazılar;

Kemik Sesleri #1
Kemik Sesleri #2
Kemik Sesleri #3
Kemik Sesleri #4

21 Nisan 2010 Çarşamba

Daha Gelmedik mi?


İzlanda'da patlayan Eyjafjallajökull yanardağı Avrupa'da bütün hava yolu ulaşımını etkiledi. Toplam 1.2 milyar euro zarardan bahsediliyor. Ekonomik zararın yanında bu hafta oynanacak olan Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi karşılaşmaları için deplasmana gidecek olan takımlar çok uzun yollar gitmek zorunda kaldılar.. Lyon Münih'e git gel 1800km, Barcelona Milano'ya toplamda 1000km yol yaptı. Dün ise Liverpool'un Madrid'e yolculuğu dün başladı. Trenle gidecekleri için yolculukları çok uzun sürecek. Aktarmaları da düşünürsek gerçekten çok zor bir yolculuk olacak Liverpool için.. Fulham ise 2000km yol yaparak Hamburg'a ulaşmayı planlıyor..

Dün İnter - Barcelona maçını izlerken birşey kafama çok takıldı. Eğer CSKA Moskova İnter'i elemiş olsa Barcelona Moskova'ya neyle gidecekti?

19 Nisan 2010 Pazartesi

Manchester City Taraftarı..


Haftasonu oynanan Manchester derbisinde Manchester City taraftarı United'a kendi silahı ile saldırmış.. Beşiktaş'ı yenen ya da puan alan rakip takım taraftarının "YETEER YILDIRIM DEMİRÖREN YETEEER" diye bağırması gibi onlarda UNITED'in "LOVE UNITED HATE GLAZER" pankartını kendilerine göre değiştirmişler..

16 Nisan 2010 Cuma

Duyuyor ve Görüyor musun Baba?


Bugün kü Beşiktaş'ı görüyor musun Baba?
Ne kadar pişkin, doymuş ve ruhsuz..
Hatırlar mısın? Harp Akademisi maçını?
Hani ilk yarısında sahadan 3-0 mağlup ayrıldığımız
Soyunma odasında;
"Dönüş biletlerinizi yırtarım, yürüyerek İstanbul'a dönersiniz"
dediğin maçı..
Hatırlarsın tabii, biz bile hatırlıyor ve biliyoruz...
Ancak baba Beşiktaşlı futbolcular bilmiyor...
Şimdi bu lafı etsen
"Ne olacak ki özel arabamız var onla döneriz"
diyecekler, bu kadar pişkinler baba..
Üstlerinde taşıdıkları formanın ne değerini biliyorlar
Ne de o aşkı yaşıyorlar..
Tek baktıkları şey para olmuş..
Bıraktığın Beşiktaş eski Beşiktaş değil be Baba..
Taraftarda değişti..
Kendi taraftarını döver hale geldiler,
Rant ve karaborsa aldı başını gitti,
Siyah beyaz aşklarının yanına
Renk gelsin diye birazda para koydular..
Kulubu yönetenleri mi merak ediyorsun?
Sakın merak etme Baba,
Beşiktaşlılık duruşunu değiştirdiler,
Beşiktaş forması giyen herkes kutsaldır,
Hangi spor dalında olduğu önemli değildir ya,
işte yönetimimiz sadece futbolcuları önemsiyor be baba..
Geçtiğimiz haftalarda Hentbol takımımız Türkiye Kupası'nı kazandı,
Şeref Stadı'nda ki deniz tarafı tribününde oturttular..
Öyle uygun gördüler..
Senin herkese öğrettiğin centilmenlikte,
kulup binasını çoktan terketti..
Beşiktaş çok değişti be Baba..
Ne taraftarı taraftar, ne yönetimi yönetim, ne futbolcusu futbolcu..
Duyuyor ve görüyor musun?

Duyma!
Görme!


Centilmen Fenerbahçe Tribünleri #3



2006'da Fenerbahçe'nin 4-0 kazandığı Galatasaray maçında açılan bir pankart.. Tribün tarihinde gördüğüm en çirkin pankartlardan... Özhan Canaydın'ı alkışlayan centilmen taraftara yakışır...

8 Nisan 2010 Perşembe

Kidderminster Premier Lig Yolunda (FM)

Bir önce ki FM yazdımda Kidderminster ile ikinci sezon sonunda Blue Square Premier'den Coca-Cola League 2'ye çıkışımı anlatmıştım. Lig 2'ye çıktıktan sonra Genie Scout çıkana kadar oyuna ara vermiştim. Genie Scout Mart ayının son günlerinde çıktı, bende oyuna geri döndüm. Blue Square Premier'de mücadele ederken Genie Scout kullanmamıştım.

Takımın transfer bütçesi "0" olunca ve searc player bölümünde binlerce oyuncu bulup hepsine tek tek bakamayacağınız için ister istemez Genie Scout'a mahkum oluyorsunuz.

Blue Square Premier'den Lig 2'ye çıkınca takımda ki birçok oyuncu ile yollarımı ayırdım Temmuz başında takımda sadece 14 oyuncu kalmıştı. Çok fazla giden oyuncum olmasına rağmen takımın iskeletini korumayı başardım ve gerekli mevkiilere iyi oyuncular ve yedek oturacak oyuncular ile takviye yaptım. Birde Portsmouth'tan 18 yaşında Darren Kearns diye bir forvet kiraladım. 33 maçta 18 gol atarak takıma çok büyük katkı sağladı.



Sezona başlarken yönetim çok şey beklemiyordu hatta benimde umudum çok olmadığı için ligde kalmak olarak belirledim hedefi (top half finish bile değil). Sezona beklediğim gibi kötü başladım 8 maçta; 2 galibiyet 3 beraberlik 3 malubiyet aldım ancak arap atı misali takımın sekizinci maçta dahil olmak üzere arka arkaya 10 galibiyet alarak ligde üst sıralara tırmandık hatta Lig 1'ye çıkmak için iddiali bir konuma bile gelmiştik.



Sezonun ilk yarısının bitimine doğru ilk ikide yerimi sağlama almış şampiyonu kovalarken, 11 maçlık çok büyük düşüş yaşadım. 11 maçta 3 galibiyet 1 beraberlik ile sadece 10 puan aldım. Tabii durum böyle olunca hem altlarda ki takımlar ile puan farkı kapandı hemde puan tabloasunda ki olan yerimi kaybederek beşinciliğe kadar geriledim.


46 maç yapılan bir ligde ikinci yarı yaptığım 23 maçta 10 galibiyet 7 beraberlik 6 malubiyet alarak toplamda 37 puan topladım ancak ilk yarıda kazandığım puanlar, rakiplerimin benden de kötü sergiledikleri performansları ve rakiplerimle yaptığım kritik maçlardan puan yada puanlarla ayrılmam Coca-Cola League 2'de ki ilk sezonumda ligi üçüncü bitirerek Coca-Cola League 1'e çıkmayı başardım.


Bütün sezon boyunca özellike 11 maçlık düşüş ve sonrasında oynadığım maçlarda alt sıralarda ki takımlara karşı bir hayli puan kaybettim öyle ki ligin son 7 haftasında arka arkaya 4 maç üst sıralarda ki takımlarla maçlarım vardı, 4 maçlık seride 3 galibiyet aldım ancak sonra ki 3 hafta alt sıralarda ki takımlara karşı galibiyet alamadım.




7 Nisan 2010 Çarşamba

Çok Rezil Hareketler Bunlar (2010)

BKM Mutfak ekibinin senaryosunu yazdığı "Çok Film Hareketler Bunlar"a dün gittim. Recep İvedik'e giderken ne amacındaysam bu filme de o amaçla gittim; gülmek. Ancak Mutfak Ekibi gerçekten çok kötü bir iş çıkartmış. Filmin herhangi bir konusu yok yine skeç skeç ilerliyor, onu geçtim skeçler gerçekten çok vasat televizyonda ki programlarında çok daha iyi skeçler yazdıkları ve oynadıkları olmuştu.

Filmin başında Eser çıkıp "Bu sefer skeçlerimizde Sinemanın olanaklarından yararlandık" diye açıklama yapıyordu keşke sinema filmi olarak değilde bir gün sizlere özel skeçler hazırladık diye Kanal D'de gösterselerdi.. Verilen emeğe gerçekten yazık olmuş..

Yılmaz Erdoğan nasıl böyle birşeye izin verdi ya da ne amaçla çekilmesine izin verdi bilmiyorum ancak izlediğim en kötü Türk filmlerinden biriydi. Recep İvedik'e komik değil, sacma vs. gibi şeyler söyleyenlere bu filmi izlemelerini tavsiye ederim...

1 Nisan 2010 Perşembe

Centilmen Fenerbahçe Tribünleri #2



Centilmenlik dedikleri şey kapıcılık yaparak geçimini sağlayan bir baba ile dalga geçmek ise en büyük centilmen Fenerbahçe Taraftarıdır..

Basın, Fenerbahçe tribünleri ve Özhan Canaydın


Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz Özhan Canaydın hakkında birşey yazmamıştım. Yazacak, diyecek söz bulamadım. Ne denebilirdi ki Türkiye'nin en centilmen adamının arkasından?

Özhan Canaydın'ın vefatından sonra bütün stadlarımızda uygulanan maçlardan önce 1 dakikalık saygı duruşu sırasında tribünlerin alkışlamasının nedeni ilk saygı duruşunun yapıldığı maçın Saraçoğlu'na denk gelmesi değilde sanki Fenerbahçe taraftarı planlamış, düşünmüş ve Özhan Canaydın alkışı hakkettiğine karar vermiş arkasından da bütün tribünlere sıçramış gibi bir hava estiriliyor. Tabii bu havaya estirirken Fenerbahçe Tribünlerini büyüklüğünü tartışmayanlar, centilmen ve duruş sahibi bir tribün ilan edenlerde oluyor.

Peki basınımız 22 Mayıs 2005'te oynanan Fenerbahçe - Galatasaray derbisini neden hatırlamıyor? O derbiden önce Özhan Canaydın'ın "Ali Sami Yen'de Aziz Yıldırım'a küfür ediliyorsa bir sebebi vardır. Saraçoğlu'nda bana küfür edilmiyor." açıklaması vardı. O derbiye özelde şimdilerde centilmenliği ve duruşu ile yere göğe sığdırılamayan Fenerbahçe Taraftarı'nın hazırladığı bir beste hala akıllarda;

"Küfür mü istiyordun
Hadi gözün aydın
.... cocuğu Özhan Canaydın"

Zamanında 6-0'ı alkışladığı için adamla dalga geçen, bana küfür edilmiyorsa bir nedeni vardır diyen başkana küfürlü beste yapan Fenerbahçe tribünleri, bugün alkışlıyor diye mi centilmen, duruş sahibi oluyor? Resimde de o centilmen taraftarın Özhan Canaydın'a hazırladığı birkaç pankartı görebilirsiniz.

Ayrıca bu sene Andre Dos Santos'un geçen sene Volkan'ın yaptığı haraketleri hiç yazıp çizmeyen ancak Nouma'nın haraketini günlerce yazan hatta kulupten gönderilmesine neden olan, Fenerbahçe Taraftarı sanki her maçta rakip takımı alkışlıyormuş gibi davranan ve Fenerbahçe'yi zorla Galatasaray tribünlerine alkışlatan basın, hala nasıl tarafsız olduğunu iddia ediyor?