29 Eylül 2010 Çarşamba

Bol Şanslar #4


Güzel bir kupon oldu gibi...

28 Eylül 2010 Salı

Outsourced (Yeni Dizi)


Kısaca konusu; oğlan Todd Dempsy telefonla alış-veriş yapılan bir şirketin başına geçmek için yönetim eğitimine gitmiştir. Döndüğünde ise şirketin Hindistan'a taşındğını ve işi kabul etmezse işsiz kalacağını öğrenir ve Hİndistan'a taşınır. Tamamiyle yabancı olduğu bir kültürde ve çok enteresan insanlarla telefon şirketini yönetmeye çalışacaktır.

Eylül ayında başlayacak yeni diziler arasından "izlenir" olarak işaretlediğim dizilerden biriydi Outsourced. Traileri gerçekten eğlenceli bir yapımın işaretlerini veriyordu ancak konu çok ilginç ve eğlence potansiyeli yüksek olsada ilk bölüm itibari ile gerçekten hayal kırıklığı yarattı. 23 dakikalık ilk bölümde, trailerde yayınlanan nerelere gülüyorsanız ilk bölüm itibari ile yine aynı yerlere gülmeniz bekleniyor. Tabii böyle oluncada ilk bölümden çok fazla keyif alamadım. Yeni başlamış bir diziye ilk bölüm itibari ile izlenmez damgasının vurulmasını çok doğru bulmuyorum. Eylül ayı geldi yeni dizi arıyorum diyen kişilere tavsiyem eğer başlayacaksınız çok fazla şey beklemeyin..

25 Eylül 2010 Cumartesi

Bol Şanslar #3


Bol şanslar...

Oscar'ın Sucu ne?



Madem o formayı giyen herkese sahip çıkılacak o zaman yıllarca bu formanın en iyi şekilde hakkını vermiş ancak Galatasaray maçında kısa düşen degajından sonra gol yediği için şike ile sucladığınız, takımdan gönderilirken ses çıkartmadığınız Oscar'ın sucu neydi? O formayı Nihat'tan daha fazla hakketiğine sanırım herkes hem fikirdir. Madem böyle birşey yapıyorsunuz o zaman anasayfaya Cordoba'dan özür yazısıda koymalısınız..!!

Taraftarın hakkını kim alabilir?


Dün ÇARŞI'nın sitesinde yer alan açıklama. "Hiçbir futbolcumuz ıslıklanmayacak yada yuhalanmayacakmış." bunun nereden çıktığını herkes çok iyi biliyor. Geçen sezon takıma büyük umutlarla gelen yıllık 3.5 milyon € alarak Beşiktaş Cocuğu(!) olduğuna ikna olduğumuz Nihat Kahveci'nin, geçtiğimiz hafta Fenerbahçe maçında ki silik performansından sonra herkesin sabır sınırına aşmasına neden oluşuydu.

Açıklamada yuhalamanın herhangi bir eleştirisel yapısı olmadığından bahsediliyor. Zaten yuhalamak eleştirilsel bir davranış değildir, yuhalamak ortaya konan performansa tepkidir. Ve bu taraftarın en doğal hakkıdır çünkü taraftar oraya binbir zorlukta gelmiş, tek istedikleri şey takımın başarısı olan insanlara karşılık, yıllık trilyonlar kazanan ve tek yapacakları şey futbol oynamak olan futbolcuların umursamaz tavırlara bürünmüş olmalarına ve kötü performanslarını yıllarca devam ettirmesine, tepki gösteriliyordur, haketmeyen kişi tepkiye maruz kalmaz.

Beşiktaş Cocuğum diyen Nihat o formanın hakkını vemezken Alman Ernst, Zapo, Bobo o formanın hakkını fazlasıyla vermektedir. Yıllardır yabancı oyuncuların iyi oynamamasından yakınan bizler kendi içimizden çıkmış birine sahip çıkmak yerine eğer tepki gösteriyorsak bir nedeni vardır. Nihat toparlanır yada toparlanmaz kendi bileceği iştir ama kimse taraftarın en doğal hakkını elinden alamaz..

24 Eylül 2010 Cuma

Spor Toto Süper Lig 6. Hafta Tahminleri


Bursaspor - Bucaspor: 2-3 gol
Gençlerbirliği - Ankaragücü: ilk yarı X
Beşiktaş - Antalyaspor: 2.5 gol üst
Eskişehirspor - Gaziantepspor: 1
Kayserispor - Trabzonspor: X
Konyaspor - Karabükspor: X2
Galatasaray - Büyükşehir Bld.Spor: 2-3 gol
Manisaspor - Sivasspor: 1
Kasımpaşa - Fenerbahçe: ilk yarı X

22 Eylül 2010 Çarşamba

Bol Şanslar #2


Bol gollü bir akşam olması dileği ile..



Schuster = Sistem

"Bir hoca maç maç düşünmüyorsa benim için büyük hoca değildir." Sergen Yalçın

NTVSpor'da Schuster'e etti bu lafı Sergen. Schuster maç maç düşünmediği için büyük hoca değilmiş. Adama "OHA!" derler be Sergen. Avrupa'da kaç tane hoca var hala maç maç düşünerek taktik yapan? Sistem denilen şey her maç değişirse nasıl bir takım nasıl sisteme oturabilir? Ayrıca dün tutturmuş Beşiktaş böyle oynamaz böyle oynarsa çok gol yermiş çünkü defansı ileride duruyormuş Fenerbahçe'de Beşiktaş karşısında çok pozisyon bulmuşmuş falanmış filan... Büyük takımlar her türlü gol atarmış ancak gol yerlerse o gölü çıkaramazlarmış.

Sene 2010 oldu artık takımlar taktiklere göre değil sistemlere göre top oynuyorlar. Yani A takımı bir maça 4-1-2-1-2 çıkarken diğer maça 4-4-2 olarak çıkmıyor (çıkan takımlar elbette var mesela Anadolu kulupleri) ancak büyük takımlara baktığımız zaman teknik adamlarının takımlara oynatmaya çalıştığı belli bir sistem var. Bir takıma sistem oturtmak o kadar kolay bir iş değil öncelikle elde ki oyuncuların o sisteme uygun olup olmadığı, sisteme uyum sağlama süreli birçok kulup için sancılı geçer. Bu geçen sürenin sonunda sistem öyle yada böyle takıma oturur, başarı gelir yada gelmez ancak sistem bir takımın karakteridir.

Yıllarca Anadolu kuluplerinin karaktersiz futbolundan yakınmadık mı? Neden İnönü'ye gelen her Anadolu kulubu 11 kişi kapanıyordu? Bunu tartışmadık mı? İşte bunun nedeni takımların bir sistemi olmamasıydı. Onun için demiyor muyuz Hikmet Karaman, Erdoğan Arıca ve diğer Anadolu kuluplerini 10'ar kez çalıştırmış hocalar büyük hoca değil, futbol katilidir diye. Peki neden takımlara sistem kurmaya çalışan hocaları eleştiriyoruz? Her takım bu zorlu süreçten geçmiştir, geçiyordur yada gececektir.

Bu bağlamda düşünürsek, Schuster'e maç maç düşünmüyor kötü hoca demek kadar abes bir şey yoktur. Schuster sistem adımıdır tıpkı Guardiola, Spaletti gibi.. Kendi kafasında oynatmak istediği futbol ile sahaya çıkar. Onun için takımın malubiyeti önemli değildir. Her maç sistem biraz daha oturacaktır takıma o bunun bilincindedir. Yoksa Kayserispor'a karşı hucum oyna dön İBB'ye savunma yap gibi günlük maç taktikleri uygulamaz. Ayağa pas, kanatlardan sürekli bindirmeler ve en çok eleştirilen savunmanın orta saha çizgisinde olması kısaca hucum futboludur Schuster'in sistemi. Bugüne kadar hangi takım bu kadar cesur top oynamış bu ligte? Kaç tane takım Fenerbahçe'ye Saraçoğlu'nda 65 dakika top göstermemiştir?

Derbide yaşanan 25-45 dakikalarının suçlusu Schuster midir yoksa Hakan Arıkan mı? 25 dakika rakibe top göstermeyen bir Beşiktaş varken sahada boşu boşuna rakibin öne geçmesini sağlayan ve moral bulmasına yardımcı olan kişi Schuster midir? O mu eğitmiştir Hakan Arıkan'ı? Verilen pozisyonların tek nedeni golden sonra Beşiktaş orta sahası çözülmüş ve Fenerbahçe'ye istediği boşlukları vermiş olmasıdır. Kaldı ki buda derbiler için normal bir süreçtir. Her derbide öne geçen takım kazandığı moral ile oyunu rakibin üstüne yıkabilecek kapasiteye gelir. Ya devre arasında ya da oyunun ilerleyen dakikalarında oyun tekrardan dengelenir. Schuster'in sisteminin bir sucu yoktur. Zaten sistemin bir sucu olmadığını ikinci yarıda 45 dakika boyunca Fenerbahçe'yi kendi sahasına hapsederek oynanılan oyunda göstermiştir.

Yine Sergen mantığına dönecek olursak, büyük takımların bazı maçları 1-0 kazanması gerektiğini ve Beşiktaş'ın kolay kolay 1-0 maç kazanamayacağını söylemiştir. İyi de 1-0 maç kazanmak isteyen kim?

Sergen'in anlamadığı nokta işte burasıdır. Sistem takımları eğer ki hucum futbolu oynuyorsa 1-0 öne geçmiş olmaları maçı öyle bitireceklerdi anlamına gelmez. Sistem 90 dakika boyunca devam eder, gol isterse 1. dakikada isterse 60. dakikada gelsin takım oyun disiplininden ve sistemden çıkmaz. Schuster'in bütün sene boyunca 1-0 öne geçtikten sonra skoru korumak için hamle yaptığını görmeyeceğiz. Bu Porto deplasmanında da Galatasaray deplasmanında da aynı olacak. Beşiktaş şuan Schuster'in takıma uyum sürecini yaşamıyor. Beşiktaş şuan takımın Schuster'e uyum süreceini yaşıyor. Evet sıkıntılı, sancılı bir dönem ancak zamanla herşeyin daha iyi olduğunu göreceğiz. Zamanla oturmuş bir sistemin her maç "acaba bu maçta ne yapacağız?" "nasıl oynayacağız?" düşüncesinden çok daha iyi olduğunu göreceğiz. Maçlar kazanılır kaybedilir orası önemli değil önemli olan karakter kazanmaktır...

Sahalardan Kemik Sesleri #8

Atletico Madrid - Barcelona maçından Ujfalusi'nin Messi'ye yaptığı hareket. Gerçekten insanlık dışı olarak yorumlanabilir. Messi'nin sadece 1o gün sahalardan uzak kalması çok büyük bir şans..


21 Eylül 2010 Salı

Yeter Hakan Arıkan!!

Fenerbahçe ile deplasmanda oynuyorsun üstelik rakibe top göstermiyorsun ancak biri çıkıp takımı yakıyor, rakibe moral ve inanç veriyor sonrada suçlu Schuster oluyor. Schuster'in derbide ki hatalı 11'ini eleştiririm ancak 22-45 arasında Fenerbahçe'nin akın akın gelmesinin baş mimari Hakan Arıkan'ın hiç mi sucu yok? Çok güzel oynadığımız bir derbiyi kabusa çeviriyordu. Allahtan sakatlanıp oyundan çıktıda yerine Cenk girdi.

Maçı birlikte izlediğimiz arkadaşlardan biri "Neden Cenk oynamıyor" diye sorduğunda "Bu deplasmanı kaldıramaz" diye cevap vermiştim. Hakan Arıkan'a son sefer şans vermiştim kendimce. Nasılsa Fenerbahçe kötü oynuyor tek tük pozisyon bulurlar onda da hata yapmaz diye umut etmiştim. Tabii ki Hakan umutlarımı boşa çıkarttı. Yediği golde ki faule boka püsüre bakmadan tekrar izleyin ve nasıl bir kaleci karambole düşecek bir topa çıkar hadi çıktın ulan ellerini kollarını kullanarak zıplayıp yumruklasana topu, nereye düşeceği belli olmayan bir topa koşarak çıkıyorsun(!) ve takımın senin bu kadar bariz bir hatan ile yenik duruma düşüyor.. Sonrasında 22-45 arasında rakip Beşiktaş orta sahasını kırıyor ve hucumlar geliştiriyor.

En sevmediğim şey "-se -sa" kipleri ile futbol tartışmaktır. Futbolun keşkesi yoktur ancak 22-45 arası Fenerbahçe hucumlarından birinin gol ile sonuçlandığını düşünelim. Fenerbahçe kendi sahasında 2 farklı üstünlüğü yakalayacak! Çünkü Beşiktaş gibi bir takımın kalecisi yan topa çıkmayı bilmiyor.

Tabii şunu unutmamak lazım; yıllarca A Milli Takım kalesini korumuş, 40 yaşına gelmesine rağmen yan toplarda hala hata yapan bir kalecinin yediği olduğun zaman onun gibi yetişiyorsun. Atalarımız boşuna dememiş "üzüm üzüme baka baka kararır" diye. Hakan Arıkan'ın bu takım artık işi yok bu yaptığı kaçıncı hata, kaleyi artık güvenli ellere teslim etme, Hakan Arıkan'ında bavulunu toplayıp Anadolu'ya gitme vakti geldi..

19 Eylül 2010 Pazar

Bol şanslar #1


Uzun süredir herhangi bir şans oyunu oynamıyordum ukash'e komisyon vermek istemediğim için İddaa'dan 8TL'lik ufak bir kupon yaptım..

Bol şanslar...

17 Eylül 2010 Cuma

Sahalardan Kemik Sesleri #7

Salı akşamı oynanan Manchester United - Rangers maçında Valencia'nın bileğinin kırıldığı an. Şubat sonuna kadar forma giyemecek..

Tarlaya Ektim Soğan

Yaz ayında yapılan Sonisphere Festival yüzünden bozulan zemin bir türlü eski haline dönrülemedi. Üstüne üstlük her geçen hafta daha kötüye giden bir görünüm var. ilk hafta bakımsız kötü görünen stad zemini dün kü CSKA Sofya maçı ile bambaşka bir hal aldı. Çimin dinlendirilmesi ve iyi bir bakıma alınması şart ancak TFF ısrarla Kasımpaşa maçlarını İnönü'ye vermeye devam ediyor. Üstelik Beşiktaş ile Kasımapaşa ters fikstürüde sahip değil. Yani Beşiktaş'ın içeride oynadığı hafta o kötü zeminde iki maç yapılıyor ve zemin her geçen gün daha kötüye gidiyor.

U2 konserinden sonra Olimpiyat Stadı'nın zeminide deforme olmuş durumda hadi İBB maçlarını Sami Yen'e veriyorsun o zaman Kasımpaşa maçlarını niye ısrarla zemini kötü olan İnönü'ye veriyosun? Versene Kadıköy'e! Hem Fenerbahçe ile maçları çakışmıyorda. Burada TFF'den daha suclu biri varsa oda Kasımpaşa Yönetimi'dir. Kasımpaşa Yönetimi neden İnönü'de oynamaya karşı çıkmıyor onuda anlamıyorum. Zemin futbola müsait değil diyerek karara karşı çıksalar eminim ki TFF gerekeni yapacak ve maçı Saracoğlu'na alacak..

Spor Toto Süper Lig Tahminleri


Trabzonspor - Manisaspor: üst
Ankaragücü - Kasımpaşa: ilk yarı 0
Sivasspor - Eskişehirspor: üst
Antalyaspor - Kayserispor: 2
Bucaspor - Galatasaray: 2
Karabükspor - Gençlerbirliği: 0
Fenerbahçe - Beşiktaş: 0/2 çifte şans
Büyükşehir Bld.Spor - Konyaspor: 1
Gaziantepspor - Bursaspor: Alt

12 Eylül 2010 Pazar

O Turnike..


Final bu akşam 21:30'da... Başarılar 12 Dev Adam!! ..

11 Eylül 2010 Cumartesi

Gurbete +1 Kartal

Geçen Mart ayında İngiltere'den Coventry University'den kabulum gelmişti. O zaman "daha çok var hele bir ÖSS'ye gireyim" diye sadece imkan dahilinde tuttuğum kabulu son 1 ay içinde ciddi bir değerlendirmeye alıp gitmeye karar verdim. Eğer vizede bir aksilik çıkmazsa bu ay sonundan itibaren Coventry'e gidiyorum.

Yeni ülke, yeni şehir, yeni hayat, yeni umutlar..

İbra'dan aldım sana verdim..


David Villa'nin gelişinden sonra takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan ve geçtiğimiz hafta Milan ile anlaşarak tekrar İtalya'ya dönen İbrahimovic'in dokuz numaralı formasını bu sene Barcelona'da Bojan giyecek.

Reggie Bush vs. Beckham

Adidas'ın "futbol meats football" isimli slogan ile ABD'de yaptığı reklam filmleri.. Reklam filmlerinin tarihi 2007 ancak ABD'de futbol sürekli gelişim halindeyse Adidas'ın katkısı küçümsenmeyecek kadar büyük.





9 Eylül 2010 Perşembe

Adam De-ğil-sin Batuhan!!

"Beşiktaş'tan ayrıldığım için gönlüm buruk değil. Beni oradan gönderdiler. İnşallah Batuhan gibi birini bulurlar"

"Ben Beşiktaş çocuğuyum ama taraftar ve camia Beşiktaşlı çocuklarına sahip çıkmadı. Beni kendileri gönderdiler. Şimdi beni çok ararlar. Bonservisim elimde olsa bir daha asla Beşiktaş'a dönmem. Galatasaray ve Fenerbahçe'ye gidebilirim"

Quaresma ve Guti ile oynamanın Sezer Öztürk ve Koray Arslan ile oynamaktan bir farkının olmadığını vurgulayan Batuhan, bu iki yıldızın Beşiktaş'a fazla katkısı olacağını zannetmediğini ifade etti.

--

Takımdan gönderilmesine hiçbir zaman karşı çıkmadım hatta desteklediğim bir futbolcuydu Batuhan. Beşiktaş futbolcusu öncelikle ahlaklı olacak. Ağzından çıkanı kulağı duyacak ve en önemlisi Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra sallamaya başlamayacak. Bu mudur Beşiktaş cocuğu? Batuhan hakkında Kartal Sözlük'te bi entry yazmıştım aynı yazıyı buraya yazıyorum... Senden cacık olmaz Batuhan..

"Batuhan Karadeniz'e Beşiktaş A takıma çıktığından beri ne kadar şans verildi? Kaç maçta Batuhan'ı 90 dakika izledik? Ve oynadığı maçlarda neler yaptı? Ve en önemlisi saha dışında nasıl davrandı?

Kadıköy'de ki Fenerbahçe maçında Higuain'e pas vermeyip beraberliği yakalam şansımızı elimizden aldı ve maçtan mağlup ayrıldık. üstüne üstlük utanmadan "kral yapmayacaksın kral olacaksın" açıklamasında bulundu, yaz kampında basın mensubuna küfür etti, Milli Takım'da penaltı kullanacağı sırada kaleci ile dalga geçti ve penaltıyı kaçırdı, kiralik olarak gittiği Eskişehirspor'un Fenerbahçe maçından önce kamptan kaçarak gece kulubunde yakalandı... Bunlara rağmen Beşiktaş'a döndüğünde taraftar heyecanlandı ve sahip çıktı Batuhana.

Peki o ne yaptı? Beşiktaş'ın hucum gücünün bu kadar kötü olduğu bir sezonda, top oynamyan Nobre, yatan Nihat, formsuz Bobo'dan daha çok çalışıp formayı kazanacağına oda onlar gibi yatmayı tercih etti. Mustafa Denizli'nin genç oyuncularla pek çalışmayı sevmediğini biliyoruz ancak Beşiktaşlı olduğunu ve takım başarısı için herşeyi yapacağını da biliyoruz. Bu takımda Rıdvan, Atınç, ismail, Necip gibi isimlere bile gerektiğinde formayı verdi Mustafa Hoca eğer ki Batuhan'a vermediyse bildiği birşey vardır.

Ben bir Beşiktaş taraftarı olarak Batuhan'dan umudumu çok uzun zaman önce kesmiştim. Bugüne kadar yaptıklarınada hiç şasırmadım, satılmasına karşıyım henüz 20 yaşında ki bir oyuncuyu satmak yanlış bir karar onun yerine kiralansa daha iyi olurdu ancak kariyer Batuhan'ın hayat Batuhan'ın... Eğer bir gün Beşiktaş formasının paradan ve karı kızdan daha önemli olduğunu anlar ve Beşiktaşlı her futbolcu gibi kendi değil takım başarısı için oynamayı anlarsa geri dönsün formasını giyinsin ancak yok ben karı kız peşinde koşucam, futboluda şekil için oynayacağım diyorsa...

Yolu açık olsun..."

5 Eylül 2010 Pazar

Futbol Cahilisin Aziz Yıldırım..

Sen bu ülkenin büyük kuluplerinden biri olan Fenerbahçe Spor Kulubu'nun başkanısın Avrupa ve Dünya futbolunu bilmen beklenirken nasıl oluyorda Alex ile Guti'yi karşılaştırabiliyorsun hatta ötesine gidip Alex Guti'den daha iyi diyebiliyorsun. Nasıl oluyorda hayatında Avrupa'da oynadığı tek Avrupa kulubu Fenerbahçe olan adamı, bütün kariyerini Real Madrid'de geçirmiş, dünyanın en iyi futbolcuları ile birlikte oynamış, kazanmadık kupa bırakmamış adam ile karşılaştırıp, "Alex 10 Guti eder" diyebiliyorsun? Bu nasıl mantıktır? Nasıl karınsızlıktır? Bunun adı futbol cahilliği değildirde nedir? Sen futbol cahilisin Aziz Yıldırım, futbol cahili...