5 Kasım 2010 Cuma

Porto vs. Beşiktaş / İlker Yasin vs. Seyirci


21 Ekimde İnönü'de 9 kişi kalmarına rağmen 3-1 yenildiğimiz Porto karşısında bu akşam çok daha iyi çok daha istekli bir oyun ortaya koyduk ancak olmayınca olmuyor olarak yorumlayabileceğimiz pozisyonları kaçırmamız ve her maç hata yapan ancak bir şekilde şansına tekrar forma giyebilen Hakan Arıkan'ın hatası sebebiyle golü yedik. Geriye düşmemize rağmen oyundan kopmamız ve Nihat'ın yaradana sığınarak vurduğu şut sayesinde 1-1'lik beraberlik ile ayrıldık sahadan.

Aslında maça iyi başlayan taraf Beşiktaş'tı. Henüz üçüncü dakikada Bobo pozisyona girmiş ancak atamamıştı. Ayağa isabetli paslar, sağdan soldan bindirmeler ve oyuncuların çok kötü bir ay geçirmiş olmarına rağmen özgüvenlerinin yerinde maça başlamış olmaları oyunun ilk 20-25 dakikalık bölümüne iyi yansıdı. Ancak her maçta rakibe bir şekilde gol hediye eden Hakan Arıkan bu maçtada boş geçmedi ve dışarıya çıkan topa aptalca bir hamle yaparak, dengesini kaybetmiş Falcao'yu yere indirerek Porto'ya penaltı hediye etti. Tabii ki pozisyon bilgisi olmayan, yan top alamayan kaleciden penaltı kurtarmasını beklemek olmazdı. Golden sonra oyundan düşmüş olsakta ilk yarının bitmesi takıma biraz nefes, ikinci yarıda Holosko'nun oyuna girmesi biraz daha can katacaktı..

İkinci yarıya başlarken topun biraz daha bizde kalması, ilk yarıda yaptığımız yüzdeli ve isabetli paslarla Porto'yu açabileceğimizi düşünüyordum ki ikinci yarıya Porto daha iyi başlayan tarafta olmuştu ancak İbrahim Üzülmez-C. Rodriguez arasında ki tartışmanın sonucunda çıkan kırmızı kart Beşiktaş'a moral taraftara umut aşılıyordu. Zaten arkasından Holosko'nun direkten dönen topu maçın seyirinin değiştiğine işaret ediyordu ki golde çok gecikmedi. 61'inci dakikada Nihat'ın yaradana sığınarak vurduğu top ağlarla buluşuyor ve oyuna denge geliyordu. Golden 4-5 dakika sonra İbrahim Toraman'ın oyundan atılması Beşiktaş'ın biraz paniklemesine neden olsada mücadeleyi bırakmayarak, 10 kişi olmasına hatta deplasmanda oynamasına rağmen etkili atakalarla gelmemiz ancak son vuruşu yapamamız, Bobo'nun kariyerinin en güzel golüne direğin izin vermemesi ilerisi için iyi sinyaller verdi. Ersan'ın çizgiden çıkarttığı top ise maçın en güzel hareketlerinden bir tanesiydi. Umarım Ersan'ı uzun yıllar Beşiktaş forması ile izleriz..

Gecenin en kötüsü hiç kuşku yok ki İlker Yasin idi. Bu kadar sıkıcı ve isteksiz maç anlatılmaz ki arkadaş. Sen spikersin adam gibi anlat maçı. Üstelik Ertem Şener, Sabri Ugan gibi isimler varken neden İlker Yasin anlatır Beşiktaş maçını? Geçen sene deplasmanda oynadığımız CSKA Moskova maçından sonra StarTV'yi arayıp "bir daha Beşiktaş maçı anlatmasın" diye şikayette bulunmuştum ancak kanal yönetimi Sabri Ugan'ı PSG-Dortmund maçı için uygun görmüş. Ulan bugün oynayan Beşiktaş değilde Fenerbahçe olsaydıda bu kadar çok konuşabilecek miydin teknik direktör hakkında? Ya da dalga geçer gibi yorum yapabilecek miydin İlker Yasin? Hiç sanmıyorum... Umarım senide bir daha maç anlatırken görmeyiz...

2 yorum:

  1. Ajan şu koca yazıya böyle basit bir yorum yapmak istemezdim ama Sabri Ugan olmalı. Yorumu yayınlama ama düzeltirsin.

    Eyw.

    YanıtlaSil
  2. Düzeltildi.. Teşekkürler uyarı için.. :)

    YanıtlaSil