26 Nisan 2011 Salı

Konyaspor 1 - Beşiktaş 1

Maç hakkında uzun uzadıya yazı yazmak neredeyse imkansız çünkü Beşiktaş'ın oynadığı futbol önceki haftalardan hiç farklı değil. Duran topların gol umudu olduğu, tek tük pozisyona girebilen, Hilbert'in yedek kaldığı, gençlerin oynamadığı bir Beşiktaş. Bunu yaratan da (Beşiktaş'ın cocuğu) Tayfur Havutçu..

Bu sezon ne zaman bitecek?!

16 Nisan 2011 Cumartesi

Ne hakla İsmail? (2-2)




"Schuster maç maç düşünmüyor benim için büyük hoca değil." bu söz Sergen Yalçın'a ait. Kendince sistem hocalığını eleştiriyordu aslında normal bir şey söyledi nasıl olsa Sergen'in ve bir çoğumuzun mantığı "Barcelona'yı bende şampiyon yaparım." olduğundan eminim Sergen'e hak veren bile olmuştur. Dün oynanan maçta Tayfur Havutçu'nun bu huyunu gördük. Sivas ve Kasımpaşa deplasmanlarında hucuma çok az destek veren bir savunma varken dün ki maçta hemen hemen her atakta hucuma çıkan bekler gördük ki aslında Beşiktaş'ın oynaması gereken futbol, hatırlayın Schuster dönemi, bu olmalı.

Maç sabahı yazdığım yazıda "Tayfur Hoca'nın geleceği belirsiz olmasına rağmen neden takıma kalıcı olacak gençler kazandırmıyor" diye yazmıştım. Dün maça çıkarttığı 11'de gördüm ki hocanın kafasında genç kazandırmak gibi bir olay aslında hiç olmamış. Necip'i oynatıyor olması gençlere önem verdiğini göstermez. Henüz ilk sezonunda harikalar yaratan Cenk yerine Rüştü ile başlamasına benim diyebileceğim tekşey "koltuk sevdası"dır. Tayfur Hoca Cenk'e bile güvenip 11'de başlatmazken diğer gençlere şans verecek diye beklemek hayalcilikten öteye gitmez.

Gençlerbirliği karşısında 2-0 öne geçtikten sonra maçın gidişatı hiç 2-2'ye gelecek gibi değildi hatta Beşiktaş 3'ü 4'ü bulacak diye düşünüyordu herkes. Ancak duran toptan ve kontra ataktan geldi Gençlerbirliği'nin golleri. Kaybedilen puandan daha çok yediğimiz ikinci gol sonra İsmail'e tepki gösterilmesine üzüldüm. "Ligden koptuk neden gençler oynamıyor" diye sorguladığımız bir dönemde yenen golün faturasını genç futbolcuya kesen bir taraftara sahip olmamız aslında bütün kafamızda ki sorulara yanıt oldu. Tribündekilerde haklıydı, 2-0'dan sonra Galatasaray ile dalga geçmiş arkasından LigTV'ye sataşırken, yaptığı hata İsmail nasıl olurda herkesin keyfini kaçırabilirdi? Öyle bir hakkı yok İsmail'in. Her maç ve her hatadan sonra oyununa geliştirecek olması bizim umurumuzda değil! "Kümede kal Galatasaray" diye bağıramadıktan sonra yemişim tecrübeyi, genci..

Tayfur Hoca'nın maçtan sonra İsmail için yaptığı açıklamala: "İsmail genç bir oyuncu. Bu hataları yapmaması gerekiyor, öğrenecek. Önümüzdeki senelerde daha verimli olacağına inanıyorum. Milli takımda da oynuyor" bu sözlere diyecek söz bulamıyorum.

Bunun hesabı İsmail'den sorulmalı!

15 Nisan 2011 Cuma

Amorphis - You I Need

1 Haziran 2011'de çıkması beklenen Amorphis The Beginning Of Times albümünden ilk parça "You I need" Youtube'a düştü.

Söylesene Hoca Gençler Nerede?

Beşiktaş için lig bu sezon Schuster gittikten ve takımın başına Tayfur geldiğinde bitti. Bütün futbolcuların tek umursadığı şey ZTK'da kupa kaldırmak. Ayrıca Tayfur'un gelecek sezon takımın başında olup olmayacağı belli değil. Ortada sadece hiçbir sözüne güvenilmeyecek yönetimin "başarılı olursa kalır" açıklaması var. ZTK'da kupa kaldırılması halinde bile Tafur'un geleceği belirsiz.

Tayfur şuan Beşiktaş'a hiçbir şey katmıyor. Beşiktaş şuan ne Tayfur gidecekmiş gibi oynuyor ne de kalacakmış gibi. Takımda Schuster gittiğinden beri tek olumlu bir hareket yok hatta gerileme bile var diyebiliriz. Schuster döneminde en azından bol pozisyona giren, futbol oynamaya çabalayan bir takım görüntümüz vardı. Şimdilerse ise sabit savunma ve hucuma katılmayan orta sahaya sahibiz. Futbol şansı ve gününde olan kalecilere sahip olduğumuz için galibiyetler alabiliyoruz.

Tayfur gitse de kalsa da kendisinden daha çok Beşiktaş'ın geleceğini düşünmesi gerekir. Ligde kalan 6 hafta Beşiktaş'a genç futbolcu kazandırmak isteyen bir hoca için bulunmaz fırsat. Bu haftalarda alınacak malubiyetler ligde herhangi birşeyi etkilemeyecek ancak bu maçlarda forma bulacak genç oyuncular, ilerisi için Beşiktaş'a çok şey verecektir. Ne yazık ki Tayfur'un böyle bir derdi yok. Kasımpaşa maçına çıktığı 11'i geçtim yedeklerde dahi oyuna sokabileceği genç oyuncu yoktu -Atınç'ı bu listeye katmadım çünkü ilk 11'e koymayan hoca maç içerisinde stoperlerini sakatlanmadığı sürece değiştirmez- hatta Kasımpaşa maçında dakika 70'de aylardır sakat olan ve Beşiktaş'a hiçbir şey katmayacağını oynadığı maçlarda kanıtlayan Nihat oyuna girdi.

A2 takımında Nihat'tan daha hazır ve bu takımda daha çok şey verecek futbolcuların olduğunu biliyoruz. Ayrıca gelecek sezon Fernandes'in bonservisinin alınmayacağı konuşulurken o mevkiiye kazandırılacak, kazandırılmasa bile en azından tecrübe kazandırabilecek sporcularımız ne zaman forma şansı bulacak? Mesela Schuster Cenk'e Necip'e Ersan'a forma vermese bu isimlerin keşfedilmesi çok geç olacaktı. Takımın başında Mustafa Denizli kalsa bu isimlere hemen hemen şans vermeyecekti hatta Mustafa Denizli'nin geçen sezon bile takımın iddiasının kalmadığı haftalarda gençlere çok şans vermemişti.

Burada Tayfur Hoca sorulması gereken soru: gelecek sezon bu takımdan gönderilirsen, arkana baktığın zaman ne görmeyi istiyorsun, kazanılmış ve amaçı olmayan takımın kazandığı puanlar mı yoksa ileride isimlerini duyduğun zaman övünebileceğin futbolcular mı?

Torres'e Bonus


Torres'in hala Chelsea forması altında gol atamamış olması, geçtiğimiz haftalarda eleştirilere hatta taraftarlarca alay konusu olmuştu. Tempobet adlı bahis sitesininde dikkatini çekecek olmuş ki bu hafta Chelsea'nin West Bromwich (ligin en çok gol yiyen ikinci takımı) karşısında çıkacağı maçtaTorres'in gol atmasına, gerekli şartları yerine getirdikleri takdirde müşterilerine bonus vermeye hazırlanıyor.

10 Nisan 2011 Pazar

Diet Pepsi ve David Beckham

Lebron James'in oynadığı Powerade reklamından sonra bizde bir tane yapalım demişler.


8 Nisan 2011 Cuma

Bireysel Yeteneklerle 3-0

Sivok'un kırmızı kartından sonra Beşiktaş'ta ciddi bir defans problemi olacağı çok açıktı. Maça çıkan 11'de geri dörtlüye baktığımız zaman, Hilbert, Aurelio, İ.Toraman, İ.Köybaşı dörtlüsünün pozisyon hatta pozisyonlar vereceği maç başlamadan belliydi. Tayfur Hoca Ernst ve Necip'i bu dörtlünün önüne koyarak Antep'in ortadan gelecek ataklarına önlem almaya çalıştıysada bunu başaramadı.

İleri hat ise bildiğimiz Guti, Simao, Quaresma ve Almedia dörtlüsünden kuruluydu. Beşiktaş'ın etkili olması için Guti'nin ara paslarına çok ihtiyac duyuyordu ancak sezon başından beri Guti'nin ilk kez bu kadar isteksiz olduğu gördüm. Topa basmasını yada pres yapmamasını geçtim ne pas aldı ne pas verdi, oyundan çıkarken Tayfur Hoca'ya yaptığı tribide anlamış değilim. Top oynayacaksan ilah olsan yerin yedek kulubesidir Guti hazretleri.

Beşiktaş'ın durumu bu kadar kötüyken maçı kazanmak isteyen tek adam Rüştü'ydü. Öyle ki ilk yarıda Gaziantep'in çok rahat koparacağı maçı Rüştü tek başına tek berabere tutmayı başardı. Beceriksiz olan Antep forvetletine cezayı Simao güzel bir frikik gölüyle kesti. Arkasından Antep'te yaşanan panik ve Beşiktaş'a gelen güven ile gereken skoru, 3-0, almayı başardık.

Maç boyunca Beşiktaş'ın etkili hucumu hemen hemen yoktu diyebiliriz. Bunun nedeni Tayfur Hoca'nın savunma, Ersnt ve Necip'i en az şekilde hucuma çıkartmasıydı. Savunma ile hucum arasında topu taşıması gereken Guti'nin maç umurunda olmayınca tek umudumuz duran toplara kaldı. Özellikle ilk yarıda ki temposuz ve ruhsuz futbol Beşiktaş'tan daha çok Darülaceze futbol takımını andırıyordu. İkinci yarı golden sonra birazda olsa toparlanan Beşiktaş ilerisi için iyi sinyaller vermiyor.

Sivasspor ve Antep maçlarında gördük ki Beşiktaş'ın gol umudu sadece duran toplar yada bireysel yetenekler onun dışında takım olarak ortaya konulan bir oyun yok.

1 Nisan 2011 Cuma

Spor Toto Süper Lig 27. Hafta Tahminleri



Karabükspor - Gaziantespor: 2.5 gol üst
Sivasspor - Beşiktaş: 2
Ankaragücü - Eskişehirspor: X
Trabzonspor - Konyaspor: handikaplı kazanır 1
Manisaspor - Gençlerbirliği: 1X
Kayserispor - Kasımpaşa: 1
IBB - Bucaspor: 2.5 gol üst
Fenerbahçe - Bursaspor: X2
Antalyaspor - Galatasaray: X