19 Ağustos 2011 Cuma

Neredesin Beşiktaşlı?


Tribünleri boş bırakan yönetim mi yoksa taraftar mı? İşte bu soruya cevap nitelediğinde bişiler karalamak zorunda hissettim kendimi…

Öncelikle 2009-2010 sezonu başına dönelim. Hatırlarsanız 2007 seçimlerinde tek başına aday olduktan sonra 3 sene daha koltuğu alan Demirören'in o koltuktan indirilme şansı vardı. 2007'de sus pus duran muhalefet bu sefer Demirören'in karşısına bir aday çıkartmıştı. Ancak o 3 sene içerisinde yaşananları taraftartar unutmamış ve sezona büyük bir tepki ile başlamıştı. Protestolar, tribünde kavgalar derken Demirören tekrar başkan seçildi. Arkasından tribünde ki muhaliflerin sesi kesildi..

2010 yazı Beşiktaş için çok hareketli geçti. daha Önce Mustafa Denizli yerine Schuster geldi arkasından sezon sonuna taraftarın çok istediği "Quaresma" transfer edilmesi yetmedi arkasından "Guti" alındı. Demirören taraftarın istediği oyuncuları almışkken bir güzellik yaparak "2009-2010 sezonunda ki kombine fiyatlarına "zam" yapmadı. Tabii öyle oluncada 15 bin adet kombine bilet satıldı. Sezon ortasında Simao ve Almedia'nın da alınmasından sonra taraftarın iyice gözü boyandı.

Geçen sezon gözünü boyadığı taraftarlara yönetim, bu yaz çok büyük bir darbe vurarak kombinelere " %10 ile %27" arasında zam yaptı. Bunun sonucunda 3150 adet kombine satıldı. Taraftar bilet fiyatlarına isyan ediyor ancak şunu unutuyor, bu zaman geçen sene yapılmayan zamda içine katılarak yapıldı.

Geçen yaz "büyük başkan" ve "başkan bize XxX'i alsana" diye bağıranlar bu sezon kombineler çok pahalı diye bağırıyor. Peki güzel kardeşim Almedia, Guti, Quaresma gibi yıldızlar peynir ekmek karşılığında mı oynuyor? Takımında Necip yerine Fernandes, Mustafa Akyüz yerine Almedia izlemek istiyorsun arkasından bilet fiyatlarına laf ediyorsun. Ne yazık ki bu iş böyle yürümüyor. Beşiktaş kendisini sözde “dünya kulubu” yapan futbolculara yıllık 11.95 milyon € ödüyor. Buda sportif olarak tek başarısı kupa şampiyonluğu olan, tek geliri sponspor ve bilet satışı olan takım için çok fazla maliyet demek. Hani sen “yıldız” oyuncu isterken, işin bu yüzünü hiç düşünmüyorsun.

Hala “Halkın Takımıyız” edebiyatı yapanları görüyorum ancak Beşiktaş “halkın takımı” olmayı “fenerden cimbomdan topçu almayın taraftarı çıldırtmayın, bu taraftar hep arkanızda, gelsin artık Quaresma” bestesiyle bıraktı. Halkın takımında Quaresma, Guti gibi oyuncular oynamaz. Haa sen hem halkın takımı olmak istiyorsun hem de yıldız istiyorsan yaşadığın çelişkiği görmen için yazıyorum bu yazıyı.

Çok uzun zaman sonra Demirören ve yönetimine koz verdin, Beşiktaşlı. Bugün Alania maçından sonra çıkıp açıklama yapan Asbaşkan kendince çok haklı bir açıklama ki yaptı, neyini eleştirebilirsin? Localar satılmış ancak kombineler duruyormuş... Yarın Demirören’de çıkıp “taraftarın her istediğini yaptık ancak onlar takımı yalnız bıraktı” dese, diyecek sözün var mı Beşiktaşlı?

Sen istediğin için yaratıldı bu takım o zaman söyle neden tribünde değilsin?